Takım Olamayan Takım…
Herşey 2005 yılında BMW ve Williams’ın birbirilerini açık bir şekilde başarızlıkların sorumluları olarak görmesiyle başlamıştı,artık BMW önceki başarısızlık döneminden bezmiş ve Frank Williams’a açıkça şaside daha aktif rol almak istediklerini,sorunları çözebileceklerini söylemişti.Frank Williams ise BMW’yi kesin bir dille reddetmişti.Padokta doluşan dedikodular artık had safhadaydı.Konuşulanlara göre Williams yoluna uzun zamandır geliştirilen Cosworth motoruyla devam edecekti.BMW ise muhtemelen yarışlardan ayrılacaktı.Derken çok kısa bir zaman sonra iki tarafta beklenen açıklamayı vererek ortaklıklarının sene sonunda biteceğini açıklamıştı.
Yeni Bir Güç Doğuyor!
Bu şekilde başarının gelmeyeceğini anlayan iki taraftan Williams ve BMW artık farklı yollardan hayatlarına devam edeceklerdi.Williams beklendiği gibi Cosworth’la anlaşırken BMW’de ise Mario Theissen BMW AG’nin çekilme baskıları karşısında ısrarla sporda kalma yolunda çözümler arıyordu.Artık BMW’nin prestijinin zarar gördüğünü düşünen BMW,spordan çekilmenin en iyi yol olduğunu düşünüyordu,öbür taraftan Mario Theissen ise BMW’nin Sauber’i satın alarak sporda kalabileceğini ve orta vadede yarışlar kazanan bir takım haline gelebilecek bir potansiyela sahip olabileceğini savunuyordu.Ardından BMW AG belkide riskli bir kararla Mario Theissen’e uydu.Yapılacak iş çok meşakatliydi BMW kolayca bir Toyota yada Honda gibi olabilirdi.Ancak bir şekilde BMW AG sporda kalmaya karar verdi ve kısa sürede de Sauber’i satın alarak 2006’da yarışlara BMW Sauber F1 Team olarak devam edeceklerini kamuoyuna duyurdu.
Bir Alman’ın Gelişimi Üzerine
İlk yılı geçiş yılı olarak gördüklerini açıklayan Mario Theissen takımın 3 yıl içinde şampiyonluk için yarışacak potansiyele ulaşacağını söylüyordu.BMW 2006’yı Toyota’nın önünde 5. olarak tamamlarken elde ettiği podyumlarla gelecek için umut vadediyordu.Ardından oldukça iyi geçen kışın ardından BMW belki de kendisinin bile beklemediği bir şekilde en hızlı 3. takım olarak son Şampiyon Renault’un önünde 2.sezonunu 3. sırada tamamladı.BMW hedeflerini unutmamıştı ve ilk galibiyetlerini hedefledikleri 2008 yılına gelmişlerdi.Yeni araç testlerde beklentileri bir türlü karşılayamazken oldukça yüksek bir potansiyelinin olduğu farkediliyordu,ardından yapılan testlerden sonra sorunlu araç adeta hayata dönmüş ve potansiyelini açığa çıkarmıştı.Sezona fırtına gibi giren F1.08 Avustralya’da polü Robert Kubica’nın küçük bir hatasıyla kaçırırken Bahreyn’de ilk çizgiyi elde ederek takım tarihinin ilk pol pozisyonunu kazanmıştı,oldukça dayanıklı olan araç istikrarı sayesinde ilk 7 yarışın ardından pilotlar sıralamasında Kubica’yı zirveye oturtmuştu.Bu süre zarfında Kanada’da takım yine Robert Kubica ile bu sefer tarihinin ilk galibiyetini alırken hedeflediği gibi 2008 için misyonunu da tamamlamıştı.Ardından takım sezonun ikinci yarısında Ferrari ve Mclaren’in gelişim hızına ayak uyduramazken,çoktan şampiyonluk beklediği 2009 aracının üzerine eğilmişti bile.
Şampiyonluk Hesapları
Ve beklenen sezon geldi çattı.Şuana kadar hedeflediklerinin tamamını gerçekleştiren BMW Sauber bu sefer en zorunu yapmak için hazırdı.
Honda ile birlikte 2009 için 2008’in yarısını çöpe atarak çok önceden çalışmalara başlayan BMW,Honda’nın geçirdiği zor günlerden sonra belkide 2009’a en hazır başlayan takım oldu.Değişen kurallara çok çabuk adapte olan takım 2008’in aksine bu kışa sorunsuz bir araçla girdi.Çok tartışılan KERS’lede KERS’sizde oldukça dayanıklı olan araç tüm setuplara F1.08 in aksine olumlu cevap veriyordu.F1.09 hem kısa hem uzun sürüşlerde istikrarıyla göz doldururken performansı sayesinde yine kendisi gibi kışa çok iyi başlayan Ferrari ile birlikte şimdiden şampiyonluğun favorileri arasına girmiş oldu.Bilinmezlerle dolu bu sezonun şampiyonluk ipini kim göğüsler bilinmez ama kısa sürede kaybetmekten korktuğu prestijinin üstüne prestij ekleyen ve padokta artık her sezona iddialı takımlar ile birlikte şampiyonluk hesaplarıyla çıkan bu genç takım hakettiği saygıyı çoktan görmeye başladı bile.