Bernie Ecclestone ve Ron Dennis Söyleşisi

yazar:

kategori:

Soru: Bernie ve Ron… Her ikiniz de Formula 1’in efsanelerisiniz ve birbirinizi uzun zamandır tanıyorsunuz. O çok eskilerde kalan ilk tanıştığınız günü hatırlıyor musunuz?

Ron Dennis: 1960’ların sonunda Formula 2 için Cooper adına çalışıyordum. Bernie’yi, bir yarış hafta sonunda pilotumuz Jochen Rindt ile bir masa oyunu oynuyordu.
Bernie Ecclestone: Hayret. O zamandan beri bir şey değişmemiş. Bugün hâlâ oynuyorum.

Soru: Ron… Sen gençken Bernie’yi hiç idol veya bir kahraman olarak gördün mü?

RD: Hayır. Nasıl olabilirdi ki? Onun aklında sadece bir şey vardı, o da para kazanmak. Benim kahramanlarım pilotlardı. Bir şekilde benim için gladyatörlerdi ve ne yazık ki o günlerde çoğu hayatını kaybetti. Birini söylemek gerekirse bu Jim Clark olur. Benim için gerçek bir kahramandı. Goodwood’taki etkinlikle onu gördüm. Bir günde üç kategoride yarıştı ve her zaman sınırlardaydı. O özeldi: havası, yeteneği, sürüşü…
BE: Çok doğru.

Soru: Ron… Hiç kendin yarışmak istedin mi?

RD: Asla. Bunun tehlikeli bir alışkanlık olduğunu hemen fark ettim.

Soru: Jochen Rindt’e geri dönelim. Eylül ayında onun Monza’daki ölümcül kazasının 40. yıl dönümü olacak. Onun hakkında neler hatırlıyorsun?

RD: Hiç unutmayacağım an, Almanya GP’deydi. Sanırım 1967’de, Nurburgring’de. Aracı gride yerleştirdik ve zaman çabucak geçiyordu. Başlamaya sadece bir kaç dakika kalmıştı ve kim yoktu? pilotumuz Jochen. Onu almak için beni gönderdiler. Jochen’in Avusturya pasaportu olmasına rağmen özünün Alman olduğunu hatırlıyorum. Onu, garajın arkasında gördüm. Ağzının sağ köşesinde bir sigara. Gride gelme yönünde bir hareketi de yoktu. İnanılmaz soğukkanlılığı ile ‘Bir çok şey yapabilirler ama yapamayacakları şey, bensiz Almanya GP’yi başlatmak.’ demişti. Biraz ukalâca ama diğer taraftan da etkileyici.

BE: Evet. O günler karışıktı. Bugün ise saniyelerine kadar her şey programlı. Tamamıyla farklı bir prosedür. O günlerde yarış, herkes hazır olduğunda başlardı. Meksika’da bir defasında iki saat geç başlamıştık.

RD: Hatırlıyorum. Pilotlar başlamak istememişti. Çünkü taraftarlar piste çok yakın duruyordu. Yani virajlarda, bariyerlerin önünde. Ama şişeleri atmaya başlayınca artık başlamanın daha iyi olacağını hissettik. Bu yüzden bugünkü organizasyon çok farklı, teşekkürler Bernie!

BE: Bırak şimdi… Benim organizasyonum yarıştan sonra başlar, para çantasını topladığımda.

Soru: Hiç ödemek istemeyen oldu mu?
BE:
Bir süre İspanya’da küçük sorunlar yaşadık. Bir keresinde para gitmişti ama sonunda geri aldık”

Soru: Parayı gerçekten çantada mı taşıyorsunuz? Milyonlardan bahsediyoruz, değil mi?

RD: Elbette. Mesela Watkin Glen’deki Amerika GP’nin ardından Bernie, paraları paketlemek için Pazartesi sabahı yerel bankaya gitmişti. Meksika’da bütün şehri para çantası ile geçmişti ve otelde depolamıştı. Şimdilerde durum inanılmaz. Bugün işler tamamıyla farklı. Sadece zaman farkı. Ne daha iyi ne daha kötü, sadece farklı.

BE: Monako’yu hatırlıyor musun? Takımlar garajlarını küflenmiş otoparklarda kurardı.

RD: A evet. Mekanikerler de araçları tepeden aşağı pitlere götürürdü.

BE: O günlerde mevcut olmayan takımlar, neler olduğu hakkında hiçbir fikre sahip değildirler. Şimdi nasıl şartlara sahipler farkında değiller.

Soru: Ron… İki sene önce Formula 1’den ayrılmak ne kadar zoru?

RD: Hiç zor olmadı. O sabah fabrikada F1 sunumunu idare ettim ve bir şekilde artık bırakmak için mükemmel zaman olduğuna karar verdim. Çok anlıktı. Bütün takımı şaşırttım. Tamamıyla spor otomobillerimize yoğunlaşabilmek istiyordum. Bu bana karşı konulamaz bir tatmin veriyordu. Özel hayatıma da daha fazla zaman ayırmak istedim. Bu mümkündü. Çünkü 21 senedir beraber çalıştığım Martin Whitmarsh’ın Formula 1 takımında yerime geçebilecek mükemmel biri olduğunu biliyordum. Onun Bernie’ye, benim önceden yaptığım gibi zor anlar yaşatacağı açıktı.

Soru: En büyük Formula 1 başarılarınız nelerdir?

RD: Bu soruya birbirimizin yerine cevap verelim. Bernie Ecclestone iki iş hayatına sahip. Bir takım patronu iken aklında sadece bir şey vardı: kazanmak. Gerçek bir yarışçıydı. Formula 1’deki işine yoğunlaşmak için takım kariyerine son verdiğinde yine kazanmaktan başka bir şey istemiyordu. Bu sefer en fazla parayı kazanmayı amaçlıyordu, herkesten fazla para kazanmak. Bu ona pistteki aktivitelerinden mirastı. Hala bunu takdire değer görüyorum; işinin bölümlerini, kontrolü bırakmadan sattı. Otomobilinizi satıp yine de anahtarına sahip olmanın ne kadar zor olduğunu düşünün… Mükemmel.

Soru: Ama Ron, McLaren’in bir kısmını Mercedes’e sattığında da buna benzer bir durum olmamış mıydı? Sen de kontrolü hiç bırakmadın ve her zaman son sözü söyleyendin?

RD: Pek aynısı değil. Mercedes şirkete yatırım yaptı ve tek amacı vardı: kazanmak. Bu da demek oluyor ki McLaren kazanırsa Mercedes de kazanacak.

BE: Ron’da beni her zaman etkileyen şey, zor ama adil biri olması. Onun sözüne güvenebilirsiniz. Anlaşma imzalamanıza gerek yok.

Soru: Ve Ron, Formula 1 yarışlarına gerçek bir hediye olarak tanımlanan Lewis’i keşfetti.

BE: Lewis Hamilton’u mu keşfetti. Bana göre sadece şanslıydı.

RD: Bu, şanslı olmaktan çok uzak. Sistemimizin bir parçasıydı. uzun bir süredir McLaren’de genç yetenekleri destekledik ve Lewis de onlardan biriydi. Şu anda da inanılmaz yetenekli bir genç karting sürücüsüne destek veriyoruz. Şu anda bilinmiyor ama Lewis’in yaptığı gibi ilerleyecek. Bernie ve ben’de ortak bir şey var. Şirketlerimiz için her zaman en iyisini istiyoruz ve bunun için özel hayatımızın bir parçasından vazgeçtik.

Soru: Ron… Formula 1’in en büyük isimlerinin bazıları senin için sürdü: Ayrton Senna, Alain Prost, Niki Lauda, Mika Hakkinen, Lewis Hamilton ve Fernando Alonso. Bunları nasıl idare edebildin, özellikle de bazıları takım arkadaşlarıyken…

RD: Bu, şartlara bağlı. Hepsi farklı karakterlere sahipti ve bu da yargıda bulunmak için işleri zorlaştıran bir etkendi. Takım sahibi olduğumda pilotumdan -Graham Hill- gençtim. Bu yüzden ipler onun elindeydi. Lauda, Senna ve Prost’ta arkadaşça ilişkim vardı, yine yaşla ilgili bir şey. Hamilton ve Alonso’da ise durum biraz daha babacandı. Prost ve Senna geçmişi ve karakterleri ile tamamıyla farklıydılar. Birbirlerine şüphe ile bakarlardı ve güvenmezlerdi. Pistte rakip olmalarına izin verdim.

Soru: Hamilton ile Alonso arasındaki sorun neydi?

RD: Çok basit. Alonso, Hamilton’un daha ilk senesinde bu kadar rekabetçi olacağını beklemiyordu. Başta bana dedi ki Hamilton gibi bir çaylakla anlaşmak senin kararın ama bu size takımlar şampiyonluğuna mâl olabilir. Fernando herşeyi hesaplamıştı ama Lewis’in ona meydan okuyabileceğini değil. Bu onu çok etkiledi.”

Soru: Red Bull’da, İstanbul’daki kazaları ile doruk noktasına ulaşan rekabet için ne diyorsun?

RD: Sadece Red Bull dahil her tanıtımcı bundan mutlu olur. Haftalardır basındaydılar. Açıkçası kötü haberden daha iyi satış yapan olmaz. Haklı mıyım Bernie?

BE: Kesinlikle