Antrenman turları ve sıralamalarda sürpriz gördük mü, ben hiç öyle bir şey hatırlamıyorum, sizin gözünüze çarpan bir şey de olduğunu sanmam. Peki ya yarış? Neler oldu, hala anlamaya ve üstesinden gelmeye çalışıyorum. O kırmızı ışıkların sönmesiyle F1 gündemi sarsıldı diyebiliriz, artık yeni bir dünyadayız, isterseniz kabul etmeyebilirsiniz, ama öyle.
İlk garip olay Alonso’dan geldi, Vettel viraja çok içten girdi ve o viraja o kadar içten girerseniz hızlı dönmeniz pek mümkün değildir, Alonso bunu bilecek kadar iyi bir pilot, en azından ben öyle sanıyordum, bugün olanlara kadar. Alonso kendi hatasıyla en son ne zaman kazaya karıştı, hatırlayan var mı, benim için o kadar eski ki. Geçen yıl hiç hata yapmamış olan pilottan bahsediyoruz burada, hiç! Hatta ilginç de bir istatistik var geçen yıla ait, pilotların aldığı cezalar hakkında. En az cezayı alan pilot Alonso’ymuş, antrenman turlarında bile en az görülen pitte hız limitini aşma cezası bile yok, hiç ceza almayan bir pilot. Çok dikkatli olduğunu söylemek bile az kalır, ama önündeki aracın o virajda öyle yavaşlayacağını nasıl olurda göremez. Alonso, o sırada tam olarak neler düşünüyordun ki, belki de ilk viraja gelirken Vettel’e karşı nasıl meydan okuyacağını, onu nasıl geçeceğini ve hatta belki de geçen yıl berbat araçla bile şampiyonluk mücadelesi verirken bu araçla ne kadar kolay şampiyon olacağının hayallerine dalmıştı. Elinde şampanyasıyla 2 yarış kala podyumun üst basamağında sadece zaferini değil, şampiyonluğunu da kutlayacağını, takımın elinde 1st Alonso, World Champion yazılı t-shirt ve pankartlarla şampiyonluğu kutlamasını gözünün önüne getirirken birden bu rüya kısa sürmüş olmalı. Alonso, bilmiyorum şu an uygun bir zaman mı ama biraz uyanmalısın, çünkü az önce ön kanadını Vettel’in aracına vurarak kırdın, belki bu senin için bir şeyler ifade ediyor olabilir.

Alonso, önceki yarışta Kimi’nin uyumasından ilham alarak kazanabileceğini düşünmüş olabilir, ama Kimi bütün gün uyuyan bir adam ve uykusunda bile ne yapması gerektiğini biliyor Fernando, sen bence uyanmalısın. Alonso da uyandı aslında, turu boyunca Webber’e geçit vermedi, bu kolay bir şeydi diyemem. Peki takım? Takım aslında güzel bir strateji düşünmüştü, bir kaç tur dayanıp, doğru zamanda pite girerek hatayı telafi etmenin yolunu bulmuşlardı ve kendileriyle gurur duyduklarına eminim, anında sorun çözüldü ve Fernando bu soruna rağmen yarışı kazandığında bu çok havalı duracaktı, değil mi? Değilmiş.
Start düzlüğü sonunda arkadan gelen Webber’i durdurmasının imkanı var mıydı, sanmıyorum. Fakat hesaba katılmayan etki de tam buydu. Kanat düzlükte ve hızlı virajlarda yük ile başa çıkabilecek durumdaydı, peki ya kırılan tarafınızda birden bir araç belirir ve sizin hemen yanınızdan geçerse ne olur, onun türbülansından etkilenirsiniz ve kanadınız düzensiz bir hava akımıyla yalpalamaya başlar, üstelik de kırık bir kanadınız varsa, işte o zaman o kanat kırılır ve aracınızın altına girer, sanırım bu demek istediğimi en iyi Fernando biliyor, yanılıyor muyum?

Kim mi hatalı? Alonso o teması yaşamamalıydı, takım durumu daha iyi değerlendirip başka bir müdahalede bulunsaydı, mesela 3-4 tur erken de olsa kuru zemin lastiklerine geçilebilirdi, elbette bu süre içinde çok zaman kaybı yaşayacaktı ancak tekrar pite girmek kadar çok zaman kaybetmezdi, üstelik de kanadı riske atmazlardı. Barrichello yağmur altında kaç tur kuru zemin lastiğiyle tur atarak yarış kazanmıştı? Fernando da aynısını yapabilirdi, bazen rakiplerinizden tur başına 3-4 sn yavaş olmayı tercih etmezseniz, yarışı bir çakıl havuzunda tamamlayabilirmişsiniz, bunu gördük.
Bir de bu konuda Korhan Savran’ın yorumuna bakmak da fayda var; bu olayda 3 yerde hatalı olduğunu hem yayında hem de twitter üzerinde belirtti, hem Alonso’nun, hem takımın, hem de yarış yönetimin hatalı olduğunu kanısında. Neden yarış yönetimi, çünkü pist üzerinde tehlike arz eden bir araç varsa o aracın numarası ile bir uyarı yapılır ve siyah üzerine ortasında turuncu bir daire olan bayrak sallanır, bu ne demektir? Şu demektir; Bu aracın pite girmesi lazım ve tehlike arz eden sorunun giderilmesi lazım, bu şartlar altında yarışa devam etmemeli. Yarış kontrol sanırım takım ile aynı hatayı yaptı, Alonso’nun Webber’e direnebildiğini görüp, sorunun çok büyük olmadığını düşündü ve buna gerek duymadı fakat şu an görüyoruz ki, gerek varmış.
Bu konuyu çok uzun tuttum, çünkü bunca olay içinde çok üzerinde durulmadı. Yarışa devam edelim; Rosberg Button’a karşı çok iyi bir mücadele gösterdi, benim için en güzel anlardı sanırım. Bu tür mücadeleleri seyretmeyi çok seviyorum, DRS ile yapılan GDO’lu geçişlerin aksine adrenalin diye adlandırılan hormonu salgılamamı sağlayabiliyorlar.
Sonrasında Mercedes ile Hamilton’ın yükselişini gördük, RBR’leri tehdit edebilir mi diye düşünmedim değil ama Mercedes bir F1 klasiği haline gelen lastik kullanamama özelliği sayesinde bu yarıştan çabuk döndü ve meydan Webber ve Vettel’e kaldı, onlar da bir mücadeleye girişti, ama ne mücadele!
Bu arada küçük olaylar olmadı değil, son ve büyük olaya gelmeden önce bu küçük noktalara değinmezsem olmaz. Mesela Hamilton nostalji kelimesinin sadece Muazzez Ersoy tarafından yapılmış ve tam sayısı kimse tarafından bilinmese de tahmini 200 albümden oluşan serisinden ibaret olmadığını anlamış olacak ki, küçük bir nostaljiden zarar gelmez dedi ve piti öncesi eski dostlarını ziyaret etmeden olmazdı. E tabi eski dostlarınızı yolda dahi görseniz en azından yanlarına gider bir selam verir, bir şeye ihtiyacı olup olmadığını sorarsınız, Hamilton da tam bir beyefendi olarak üzerine düşeni yaptı ve yanlışlıkla hazırda bekleyen McLaren pit ekibinin arasına daldı, pit çalışanlarının uyarısından sonra yoluna devam edip kendi pit alanına yol alırken, bizim de yüzümüzü güldürdü, bunlar elbette çok normal hatalar. Yarışa konsantre olmuş pilotlar için bazı şeyler otomatikleşir ve Hamilton’da da öyle olduğunu sanıyorum, o da otomatik olarak McLaren pit alanına girdi
Başka bir olay ise Bianchi’nin muhteşem performansıydı, yine. Önceki yarışta çok iyi iş çıkarmıştı ve bir pilot ilk yarışında bu kadar iyiyse ya çok yeteneklidir, ya da şanslıdır. Sıralama turlarında arka gruptaki en yakın rakibine 0.9 sn fark atan Bianchi için çok fazla söylenecek söz yok sanırım, bugün yarışta da arkasındaki grupla 30 sn’den fazla fark açtı zaten, bu kolay bir şey değil ve bu çocuğu çok yakından izlemek gerekiyor.

Bu arada bir de Force India gerçeği vardı. Gerçeğini sorarsanız pek de sevdiğimi söyleyemem, olumsuz bir bakış açım olmasa da sempati de duymuyorum. Yine de bu yıl beklentim olan takımlardan birisi, ilk yarışta iyi bir performans gösterdikten sonra, bu hafta da antrenman ve sıralamalarda iyi gözüken takımı gördükten sonra arkadaşlarımla yarış öncesi küçük bir muhabbet ederken bir sözüm oldu, bu yıl Force India’da olacak gözüm, çok şey bekliyorum dedim, takım da dediğimi duymuş olacak ki pek çok şey verdi. Force India çalışanları, eğer bunu da okuyorsanız şunu açıklığa kavuşturalım, ben bunu kastetmemiştim. Yeni bijon sisteminde sorun yaşayan takım pit stop yaparken, daha doğrusu yapamazken sorunlar yaşadı. Bijon defalarca sıkıştı, çıkarmaya çalıştılar, bijonu tekrar sıkmaya çalıştılar, sıkamadılar, tekrar bijonlarla oynadılar, tekrar ve tekrar ve tekrar. Geçen yarışta bu konuda sıkıntı çekmeyen takım, bu hafta da antrenman ve sıralama seansında böyle bir sorun çekmedi sanırım, en azından ekranlara yansıdığını görmedim. Ancak yarış sırasında ne olduysa, bu sorun baş gösterdi ve sadece bir defa da yaşanmadı. Sorunu umarım kısa sürede çözebilirler, onların gerçekten iyi bir aracı var ve bunu başarıya çevirmeliler, takım bunu hakediyor.
Pitler demişken, Button’ın da lastiği değiştirilirken yine bir McLaren klasiği yaşadık, sağ ön lastiği takılamayan Button hareketlendi ama hatayı farketti ve sorun giderildi. Eskiden olsa bu çok bariz bir lolipop adam hatası diyebilirdim ama artık elektronik bir gösterge var, dolayısıyla da lolipop adam görevini artık ben üstlendiğime göre, bu sanırım benim hatamdı, tüm McLaren taraftarlarından özür dilerim. Tabi şaka bir kenara, bu elektronik göstergenin anlık yanması da Button’ın hemen hareketlenmesine sebep oldu ve büyük bir zaman kaybı yaşadı.
Diğer bir konu ise Mercedes’in takım emri, Rosberg Hamilton’a göre hızlıydı ancak takım bir risk almak istemedi ve bu çok normal. Beni az çok tanıyanlar bilirler ki, ben takım emirlerinin bu sporun bir parçası olduğunu ve normal olduğunu kabullenmiş biriyim. Sporun doğasına aykırı diyebilirsiniz, etik mi diyebilirsiniz, pek çok şey söyleyebilirsiniz ama bunu kabullenmek zorundasınızdır. Takım emirlerini görünce yaygara koparmak ancak gerçekleri kabullenmemektir, Polyannacılıktır. Ben ise olabildiğince gerçekçi yaklaşmanın daha sağlıklı sonuçlar vereceğini düşünürüm, neyse beni geçelim şimdi, konumuz Mercedes. Mercedes takımı bu yüzden bazı tepkiler almış olabilir ancak çok açıkça şunu söyleyebilirim, bu tepkileri gösteren kişiler kesinlikle haksızlar. Mercedes yıllardır başarı arayan bir takım ve bu yıl biraz daha iyi bir performansa sahipler, üstelik de bu yarışta lastik aşınma sorunu yaşamış bile olsalar 3. ve 4. pozisyondalar, bu koşullarda siz pilotlarınızın yarışmasına nasıl izin verebilirsiniz, bu riski nasıl alabilirsiniz? Düşünün ki bu iki pilot temas yaşadı, birinin kanadı kırıldı, pite girerek kaybettiğiniz zaman ne olacak? Peki ya bir pilot yarış dışı kalırsa, ya da hepsinden öte ya iki pilotunuz birden yarış dışı kalırsa? Buna ancak aptallık diyebiliriz ve Mercedes takımı aptal olmadığını gösterdi, Mercedes işleri duygularla değil, akılla yönetmeyi biliyor.

Şimdi konuyu takım emirlerine de getirdiğimize ve yarışın bir çok göze batan kısmını da konuştuğumuza göre esas konumuza gelelim; Red Bull’da şimşekler çakıyor. Bu olayı bir pilotun kanadını alıp başka bir pilotun aracına takmak yada iki pilotun çarpışmasıyla karşılaştırmamak lazım, bu olay çok ama çok büyük bir olay.
Öncelikle biraz geri gidelim, yarışın ortalarına. Vettel telsizden ne demişti; Webber’i önümden çekin. Erbatur Ergenekon peki ne cevap verdi; “Ne çekiyorsun sen, tavuk mu çekiyorsun?” Bence bu yorum zaten her şeyi anlatmak için yeterli. Siz bir pilotsanız, yarışmakla yükümlüsünüz ve bu bir takım sporudur. Takım sizden ibaret değildir, sizin pozisyonunuzun ne olduğunun hesabını yapan, sizin için strateji kurgulayan bir sürü çalışan var bu takımda. Peki Vettel ne yaptı dersiniz, bütün bunları bir kenara attı ve takım arkadaşını yolundan çekmelerini istedi. Peki sonuç ne oldu derseniz, takım bunun üzerinde fazla durmadı ve geçiştirdi, sonrasında neler olacağından habersizdiler tabii ki.
İşte o ana gelelim, düzlüğün sonunda Vettel içeriyi kapatmış olan Webber’in sağına geldi ve kendisini duvarla Webber arasına sıkıştırdı, sonra da ataklarına devam etti, hatta bazen korkmadım değil, Vettel’in kanadını kıracağını düşündüm ama geçmeyi başardı. Yarış sonuna kadar arkadaşımla konuştuk, acaba ortada bir takım emri oldu mu? O takım emrinden şüphelendi, ben ise bu mücadelenin riskinin olduğunu düşünerek olmadığını düşündüm. Kısa zamanda gerçek ortaya çıkacaktı, bunu da araçtan indiklerinde anladım. Suratlar gülmüyordu, kimse durumdan memnun değildi, sanırım şimdiye kadar gördüğüm en kötü podyum bu, daha kötüsü olur mu derseniz, sanırım o yarışta bir pilotun ölmesi falan gerekir bunun için, tabii böyle bir şeyin olmasını asla istemem, sadece şunu demek istiyorum; yarışta ciddi kazalar yaşandığını gördük, önemli yaralanmalar da yaşandı ama yine de podyumda gülen yüzler görmüştük.

Bir kurt beynimi kemirmeye başladı, Webber’in podyumda yüzü biraz gülüyordu ve şunu düşündüm; Galiba Vettel onun avantajına takım emri uygulamadığı için takıma kızgın. Başka ne olabilirdi ki, sadece Vettel takım onun arkasında olsun istedi ama takım iki pilotun yarışmasını seçti diye düşündüm, çok iyimsermişim.
Bunu açıklayacak olan adam Webber’di, bunu biliyordum ve bekledim. Webber gayet açık bize her şeyi söyledi zaten, takım basit bir emir vermişti ve Vettel bunu hiçe sayıp risk almıştı ve Webber’i geçmişti, inanmakta zorlandım. Vettel bir şampiyon, 3 kez dünya şampiyonu olmuş, ki bu önemli bir başarıdır. Bunu nasıl yapabilir ki?
Belki bazıları olayın abartıldığını düşünebilir ama altında yatanları düşündüğünüzde anlamanız çok daha kolay olacaktır, o yüzden bunu biraz açmam gerekiyor. Bunu yaparken adil olmaya çalışacağım ve her iki tarafın da gözünden olaya bakmaya çalışacağım.
Vettel takım tarafından verilen emri uygulamak yerine rakibine atak yaptı. Bu ne anlama gelir; Siz takımın pilotusunuz ve takımda yüzlerce çalışan var, herkesin de işleri farklıdır ve bu spor bir takım oyunuysa herkesin görevine ve yaptığına saygı duymalısınız. Vettel kendisine verilen emri uygulamayarak açıkça bu kararın mantıklı olduğunu düşünen mühendisleri, bu emri veren koordinatörünü yani Horner’i, altında bulunan aracı tasarlayan Adrian :Newey ve ekibindeki tüm mühendisleri hiçe saydı. Vettel bu kadar insanı bir kalemde silip attı ve kendi kararını uyguladı, sanki o insanlar başarıyı istemiyormuş gibi, onlar hiç doğru karar verme yetisine sahip değilmiş de bir tek o doğruyu biliyormuş gibi hareket etti. Kendi takımınızın kararlarına güvenmiyorsanız yapmanız gereken tek bir şey vardır, takımdan ayrılırsınız. Takımdan memnun değilse, emirleri uygulamıyorsa, şunu çıkıp söylemeliydi; Ben bu takımın benim başarılarımın önüne geçtiğini düşünüyorum, engellendiğimi hissediyorum, daha fazla bu takımla yarışmak istemiyorum. Bunu diyorsa, o pilot karakterli derim, kendince doğrularının peşinden gidiyordur, fikrlerinin arkasında duruyordur. Peki özür dilerse, işte o konuda pek de olumlu şeyler söyleyemem.

Tabi şunu da düşünelim, Vettel aynı zamanda takım arkadaşına da ihanet etti, onu zor duruma düşürdü ve takım arkadaşı ile ilişkileri nasıl olacak merak ediyorum. Zaten takımla da ilişkileri bundan sonra nasıl olur, o konuyu da merak ediyorum ancak Webber’in gözünden olaya bakarsak çok daha büyük bir sorun var. Webber takım arkadaşının takım tarafından kollandığını düşünüyor ve şimdi ne yapacak merak ediyorum. Webber bir süre önce basına gençliğindeki gibi mücadele edebildiğini söyledi, bu da aslında takımla yola devam etmek istediğinin göstergesiydi bence, emekli olmak istediğini sanmıyorum ama bu olay? Webber bu olay için takımı suçluyor, bu açık. Düşünün ki tekrar benzer bir durum var pist üzerinde ve takım Webber’e yakıt tasarufu yapmasını söyledi telsizden; Webber şunu sormayacak mı; Vettel de takım emirlerine uyacak mı, bunun garantisini bana verebilir misiniz? Takım nasıl cevap verebilir, takım nasıl Vettel’e güvenip bunun garantisini verebilir? Bu yarışta Webber 2 kez pozisyonunun risk altında olmadığı konusunda güvence aldığını söyledi, tekrar olursa takım garanti verse bile nasıl takıma güvenecek? Peki takım Vettel’e nasıl güvenecek? Bunlar önemli sorular bence. Takım oyunu oynuyorsanız, takım arkadaşlarınıza da güvenmelisiniz, peki güvenmiyorsanız?
Vettel’in açısından bakalım şimdi de; onun için sanırım tablo netti, o 3 dünya şampiyonu olan bir pilot ve yine şampiyonluk için yarışıyor. Şampiyonluk için yarışan bir pilot için 8 puan çok önemli. Vettel de bunu gözardı edemezdi ve zorlayarak zirveye çıktı. Düşünün ki son yarışta Vettel şampiyonluk savaşında ve 2 veya 3 puanla şampiyonluğu kaçırıyor, Vettel böyle bir olasılığı düşünmüştür ve bu 8 puanın onun için belki de şampiyonluk anlamına geldiğini düşünerek zorlamış olabilir. Bu konuda da Vettel kendi açısından haklı bir konumda elbette, bunu yadırgamıyorum. Hangi pilot önünde böyle bir fırsat varken bunu kaçırmak ister? Hangi pilot az farkla şampiyonluğu kaçırmak ve bununda sebebinin takım emri olmasını kabullenebilir. Vettel de doğal olarak bu güdüyle saldırdı ve 8 puanı aldı. Eğer sezon sonunda Vettel 7 yada daha az puan farkıyla şampiyon olursa, bunun sebebi burada verdiği karar olacaktır.
Şimdi senaryoyu biraz değiştirelim; peki ya Vettel zorlarken bir kazaya sebep olsaydı. Mercedes örneğindeki gibi ya biri pite girmek zorunda kalsa, hatta yarışdışı kalsa hatta ya ikisi de yarış dışı kalsa… İşte o zaman ne olacaktı? Peki ya şöyle bir şey olsaydı; her iki pilotunda gerçekten az yakıtı olsaydı ve Vettel zorlayarak yakıtını tüketmiş olsaydı yada yarış sonrası yakıt kontrolü için deposunda yeterli yakıtı kalmamış olsaydı. Hatta daha da ötesi, Webber’i zorlarken Webber’i de aynı duruma düşürmüş olsaydı ve iki araç da kontrollerin ardından diskalifiye edilmiş olsaydı, Vettel nasıl açıklayabilirdi durumu? Takım, Vettel’in aldığı karar yüzünden, onun inatçılığı yüzünden double yapmak dururken iki aracıyla da diskalifiye olsaydı nasıl tepki gösterecekti Vettel’e?

Vettel’in bugün yaptığı bir çok F1 severin gözünden düşmesine neden oldu, bu açık. Sonrasında özür dilerken, farkında değildim, isteyerek bu duruma sebep olmadım gibi sözler sarfetmesi de biraz saygısı kalmış olanların da son bir yudumluk saygılarını yitirmesine sebep oldu bence. En azından benim başarılı ve yetenekli olarak gördüğüm, hatta sevdiğim bir pilota karşı şu an içinde olduğum duygular bana böyle olduğunu söylüyor. Ben artık Vettel’in güvenilir bir pilot olmadığını düşünüyorum, takım oyuncusu değil.
Ben şu RBR takımını yönetiyor olsam yapacağım şeyi size söyleyeyim, tabii bu sadece benim bakış açım, öyle olması gerektiği anlamına asla gelmez, benim doğrularımın evrensel doğrular olması gerektiğini düşünmüyorum elbette, ben sadece benim fikrimi size söyleyeyim; Webber’i yatıştırırım ve biraz beklemesi gerektiğini söylerim, Hulkenberg ile bağlantıya geçerim ve Vettel’in koltuğunu teklif ederim. Vettel ile de uzun uzun konuşur ve takım tarafından ona güven kalmadığını belirtir, sözleşmesini fesh ederdim. Benim bakış açım bellidir, güvenemeyeceğim biri ile asla iş yapmam, Vettel gibi bir pilotla çalışamazdım. Vettel’in de geleceği hakkında şimdiye kadar düşünülenlerin de şekil değiştirebileceğini düşünüyorum, mesela çok duyduğumuz bir söylenti de Vettel’in gelecekte Alonso’nun koltuğuna oturacağı, bence Ferrari şu an bu projeyi iptal etmeyi düşünüyordur, Bianchi’nin de neler yaptığını gördükten sonra Ferrari’nin planının Hulkenberg-Bianchi kadrosuna doğru dönmesi beni şaşırtmazdı açıkçası, hatta bence çok daha mantıklı olabilir.
Çok uzattım ama bu yarış kısaca geçiştirilecek bir yarış değildi, sabrettiğiniz için çok teşekkürler.
Onur Ömer Öztürk
lolipopadam.blogspot.com
Yorumlar
“Malezya'da "Normal" Bir Yarış” ögesine 39 yanıt
Emeğine sağlık, çok kapsamlı ve açıklayıcı bir yazı olmuş.
Yazdıklarına genel olarak katılıyorum. Vettel'i destekleyen biriyim ve severim açıkçası. Birçok hareketiyle beni üzse de karakter açısından biraz açıkları olsa da Vettel iyidir diyebilirim.
Ben olaya yarış açısından baktım ve gayet eğlenceli bir savaştı, ama politika açısından çook karışık.. ben takım emrinden şüpheleniyorum yine de riske rağmen. Yarışın ortasında Vettel'in isteğine verilen "Daha çok erken Seb bekle" karşılığı farklı şekillerde yorumlanabilir.(yanlış hatırlıyor da olabilirim)
1-Sezon yeni başladı, daha şimdiden yapamayız ilerideki yarışları bekle.
2-Daha yarışın yarısı bekle biz hallederiz ?
Vettel, bir pilot, takımdan büyük değil. Hadi egosu uçtuğu için takımı dinlemedi tamam ama, takım bu kadar aciz mi ki bunu engelleyemiyor ya da sonrasında bir yaptırım yok ? Burada ben Vettel'den çok takımın farklı konuşup hiçbir şey olmamış gibi devam etmesinden dolayı Red Bull Racing'i suçluyorum.
Ben burada tek suçsuz Webber, ben olsam bu takımdan ayrılırdım. Çünkü cevabı pist üzerinde vermek istese de bu fırsatı ona hiçbir zaman vermeyecekler, kaldı ki emir çiğneyen Vettel'in normalde ondan hızlı ve iyi olduğunu bildiğimizden Webber'in eriyişini göreceğiz. Perez fiyaskosunun yerine Webber konulsa seneye belki olabilir.
Tekrar teşekkürler yazı için, ellerine sağlık abi.
Sonuç.Bir açığı en çok beklenen pilot Vettel miş
Yarışmak zaten risk almaktır herkes gerkeç yarışçıların yokluğundan ve yapay yarışlardan bahsederken bende bu tarz olayları desteklemiyorum.Son üç senenin şampiyonu olmuş bir pilot için takım emri uygulamak kesinlikle yanlıştır.Bu çocuk yarışmak için kendini adamış ve çoğu F1 harikası denilen pilotları ve takımları dize getirmiş biri.Her durumda bu başarıları ezmeye çalışan belli bir grup var zamanında bunlar Michael içinde yapılmıştı ama sonuç ortada tarihi ve istatistikleri yorumlarla ve yorumcularla değiştiremezsiniz.Vettel F1 tarihinin Michael den sonraki en iyi pilotudur ve dahada başarıya aç bir pilottur Vettel, takım emirlerine uymamasıda onun kazanma isteğinin ne denli olduğunun kanıtıdır.Birkaç F1 sitesinde Redbull un Vetteli PR uygulamalarında kullanmadığı sadece araçlarını kullandığının söylentisi olmuş, gerçek yarışçılar sevgilileri ile yada orasına burasına yaptırdığı dövmelerle kamera karşısına çıkıp PR yapmaz gerçek yarışçılar kazanmak için çabalar hile hurda ile puan toplayan bir taraf ve taraftar grubu varken bu f1 camiasında Vettele laf edicek kimse olamaz.
bu insanlarda vettel kompleksi nedir arkadaş . kabul edin kardeşim vettel alonso.dan kimi,den hamilton.dan dan dah iyi pilot
Tanımadan etmeden yorum yapmak çok kolay tabii. Ben Onur abiyi çok yakından tanıyorum ve tarafsız olduğunu çok iyi biliyorum. Çok kez bende konuştum ama tarafsız kalmaktan yana kendisi. Siz kendi taraflığınız yüzünden biri sizin pilotunuza en ufak bir şey deyince hemen o kişi taraflı oluyor bende bunu anlamıyorum. Evet o Vetteli gönderme kısmı bence de biraz fazla kendisine de söyledim ama kendince de haklı. Yine de F1 o kadar da basit değil kimse o riski alamaz. Saygılar.
güzel bir yazı olmuş eline sağlık ama biraz eksik olmuş müsade edersen ben tamamlayım; bence Vettel "ÇEKİN ŞUNU ÖNÜMDEN" dediği zaman pit duvarı olası bir kaosu önlemek için vettele sabırlı ol dedi ve oturup bir plan yaptı ve bu planın adı da MULTİ21. webberi bu planla yavaşlatıp vettelin önünnü açacaklardı ve başarılı da oldular ama hesaplamadıkları bir nokta vardı oda webberin aşırı SİNİRİ. çünkü weberin takımın emrine uyacağını biliyorlardı. bu benim komplo teorim ve bu teoriye göre takım vettelin weberi geçeceğini zaten biliyordu hatta ve hatta vettelin geçmesini takım istedi yani
demek istediğim MULTİ21 planı yakıt ve lastik korumak için değil vettelin geçişini sağlamak için yapılmış bir plandır, redbull da vettel kadar suçludur.
Takım emrinden daha kötüsü aynı takımın iki pilotunun çarpışmasıdır.Couldhard-Hakkinen ve Vettel-Webber en iyi hatırladığım örnekler.Sonuçta kazanan hep diğer takımlar olmuştur.
Güzel olduğunu söylemek başka, kabullenmek başka. Ben kabulleniyorum ve bunun neden yapıldığını, takımların hangi mantıkla yaptığına bakarak neden takımların kendince haklı olduklarını söylüyorum. Takımlar belli riskleri almak istemezler, puan alırlar, şampiyona da önemli bir yere gelirlerse ona göre para alırlar, kendilerini büyütürler yada ayakta tutarlar vs.
Pilotlar için durum öyle değil, pilot maaşını alır, bir de bitirdiği yeri iyiyse ona göre prim alır, takımın maaşlarını ödemez ki. Bu yüzden bu tür şeyleri de hesaba katmaz. Biz izleyiciler de elbette kapışma olsun, mücadele olsun isteriz, ben Vettel'in Webber ile mücadelesinden keyif almadım mı sanıyorsun, bence çok güzeldi ve elbette ki bu atağı izlemeyi tercih ederdim. Neden sıra sıra dizilmiş araçları izlemek isteyeyim ki. Ama diğer taraftan şunu da biliyorum ki, ben istiyorum diye takımlar bu riske girmezler, girerlerse bu aptallık olur. Horner yada Brawn neden böyle bir kapışmayı izlemeyip binlerce dolarla kumar oynasın. Pilotların yerleri değişse de takımın puanı aynı kalacak, değişen bir şey yok, ama araçlardan birine bir şey olursa ne olacak?
Yani öyle bir kumar ki, kar etme şansın yok, ama kaybetme şansın var, bu kumara girmek mantıklı olur mu?
Takım emrine tabiki karşı durucam bu sence güzel bir şey mi ?
Vettelin yaptığı yanlış ama sezon sonu 7 ve aşağısı farkla şampiyon olursa o zaman herkes vettelin ileri görüşlülüğünü konuşacak. 2010 almanyada takım emrini eleştirmekten çok buna değinilmişti. Hiç bir şey belli olmaz. Ben vettelin yerinde olsam en kısa zamanda yarışta yerimi webbere veririm. Vetteli sevsem de ayıp etti.
vettel küstahlık yapmıştır.net bu yani.horner baya bir şımartmış elemanı.ben bir olay hatırlatacağım..hakkinen 98 dünya şampiyonu oldu ve takım arkaaşı coulthard'a önümüzdeki yıl sıra sende dedi..(becerip olamadı o ayrı) şampiyon ruh budur..vettelde olan kibirdir..
Kolayı var.Öğretmenin dövebileceği durumlardan uzak dururum.Kimse bana öğretmenin hoşuna gitmeyecek şeyler için silah dayamıyorsa sana da bu yazıyı okuman için silah dayamıyor.Amacım okumak mı yoksa öğretmenden dayak yemek mi önce bunu belirlerim sonra gereğini yaparım.
Arkadaş uğraşmış kendince bişeyler yazmış.Eleştir ya da katıl ama kuyrukdan acıdan bahsetme.
Okulda öğretmenin seni döverse okula gitmeyi mi bırakıcaksın?
Mercedes korktu, ben öyle açıklıyorum. 3-4 olmak her zaman ele geçmez, onlar da ya sorun olursa, ya temas olursa, ya araçlara bir şey olursa diye garantici davrandılar. Yarış bu ne olacağı belli olmaz, aracı zorlarsın vites kutun dağılır, yakıtı fazla tüketirsin beklenmedik bir trafik çıkar, yağmur yağar yakıt tüketimin artar, lastiğin aşınır patlar, olacaksa çok şey olur, iki takım arkadaşı mücadelesi zaten ayrı bir kumar. Onlar da dediler ki madem elimizde bu kadar puan var, kumara girişmeyelim, sakin sakin puanları alalım, kimseye karışmayalım.
Ben de isterim ki az puan alan takımla çok puan takım alan aynı parayı alsın, takımlar eşit ölçüde değer görsün, sponsorları vs mutlu olsun ama bu dünya böyle. Sonuçta kazanılan sadece puan değil, aynı zamanda para ve daha çok yatırım, takımın daha çok güçlenmesi, sonraki yıllarda daha rekabetçi olabilmesi. Konu bu olunca da takımlar takım emirlerini uyguluyorlar, önüne geçmesi zor bu koşullar altında :))
Anladım, önceki yazılarımın ve yorumlarımın hiç birini okumadan, sadece bir yazıya bakarak benim hakkımda yargıya vardın ve yanıldın, şaşırtıcı değil. Zaten bu yazıya da magazin derken az çok niyetinin bağcı dövmek olduğunu anlamıştım. Bir gün de bağcıyı dövmek değil de, üzüm yemek için bekleriz, iyi günler.
Eline sağlık, keyifle okudum.
Bir tane verilmemesi gereken takım emri, bir tane de verilemeyen takım emriyle birlikte iki tane hızlı olmadığı halde yol isteyen pilot gördük. 2000'lerin başlarındaki yarışlara benzedi biraz.
Kalpazan bu işin kolayı var.
beğenmiyorsan okumazsın ya da alır kağıdı kalemi eline çok biliyorsan sen yazarsın.
okumazsan yorum adı altında hakaret de etmemiş olursun.
Eminim webber vetteli geçse vettel acaba balonmu webberi bilerek mı yavaşlatıyorlar der mercedes in yerinde red bull red bullun yerinde mercedes olsa işe takım içi rekabet budur biz f1 i bunun için seviyoruz takım emirlerine karşıyız diye yazı yazardın.çizgin bundan haber veriyor kusura bakma
Takım emirlerine bakış açım yazımda da var zaten, ben takım emirlerini kabullenmiş biriyim. Bu sporun bir parçasıysa eğer bu takım emirleri, bunu kabullenmemek olmaz. Sporun bir kısmını kabul ediyorum ama bir kısmını da kabul etmiyorum dersem adil olarak yorum yapamam, canım istemiyor diye bazı yerleri görmezden gelemem.
Kaldı ki zaten nickin olan Red Bull Racing takımı bu yarışta takım emri uygularken senin takım emirlerine karşı duruşun da ironik değil mi?
Yani gerekirse ben vites kutusunu bozar öne geçerim benim için spor ve takım ruhu budur diyorsun yani.Fazla söze gerek yok Vettel bir savaşçı ve 2010 da Alonso için ağlayanların hepsi şimdi Fair play uzmanı olmuş
Tüm iyi dileklerini ileten arkadaşlara da teşekkür ediyorum :))
Yok öyle bir durum değildi, 2. viraj çok keskindir aslında, dışarıdan almadan dönmek orayı çok zor. Vettel içeride olduğu için çok fazla yavaşlarsa ancak dönebilecekti, o yüzden çok yavaşladı. Alonso da dışarıdan gelemezdi, Webber vardı. O da Vettel'in hemen arkasında aynı çizgiden dönmek zorundaydı. Onboard kameradan bakınca da Alonso'nun görüşü açık zaten, yavaş bir viraj olduğu için sprey olmuyor. Alonso bariz bir biçimde kendi hatası ile çarptı, o konuda koşullarla açıklanabilecek bir durum yok yani
Yorum için teşekkürler :))
Zaten her konuda, herkesin benimle aynı fikirde olması mümkün olamaz, o yüzden çok normal söylediğin. Bu benim bakış açım, ama bazı bloglarda, makalelerde bakıyorum, bazıları da Vettel tam bir savaşçı gibi takımı bir kenara attı ve yarışmaya odaklandı, bu yüzden o bir şampiyon demişler, bu da bir bakış açısı tabii.
Ben sporu takımlara odaklı görürüm, bu takımı ayakta tutan takımlardır benim için, o yüzden de takımın kararının ne olduğuna bakarım. Takımın kararını uygulamayan pilot benim için disiplinsizdir, başkası ise buna cesur der. Karar kişiye kalmış elbette, ben sadece fikirlerimi yazıyorum.
Yorum için teşekkürler :))
Tüm yorumlara saygım var, ancak merak ettiğim kısım; Magazin kısmı neresi? Ben zaten sporun temel dinamikleri üzerine yazı yazarım her zaman, bunu da bilen bilir. Ben burada Vettel'in özel hayatından, Hamilton'ın köpeğinden ya da Alonso'nun kız arkadaşından bahsetseydim haklısın derdim ama o tür konular ilgimi çekmiyor zaten.
Ben yarışta gerçekleşen olayları ele aldım, sonuçları ve sebepleri konusunda da yorumumu yaptım. Her şeyin ne anlama geldiğini açıkladım, ötesinde gözüne batan bir kısmı varsa söylersin, düzeltebiliriz.
Bir de şunu eklemek isterim, birini eleştirdiğim yazılarda değil de, tüm yazılarda yorum bekliyorum arkadaşlar. Burada sivri bir yorum yaptım, yorum yağdı. Sorun olmayan haftalarda ben de sakin sakin yazımı yazıyorum, hatta çok önemli konuları da işledim, ama altında 2-3 yorumdan fazlası olmadı. Türkiye'deki otomobil kültürünü işledim bir yazımda, 2 arkadaşım sadece yorum yaptı, önemli ve değerli şeyler yazmak yerine çirkefleşmekse değerli olan, ben amatör kalmayı tercih ederim. Yorum için teşekkürler.
Dün yarışı izlemedim bugünde izlemeye fırsat bulamadım. Vettel Alonsosuz yarışları kazanamazsa şampiyon olamayacağını biliyor. Bunu geçen yıl gördük. Japonyada kazanmasa son yarışta alonso şampiyon olacaktı.
Vettel'in bu hatası bilinçaltinda vuku bulan alonso korkusundan husule gelmiştir. Alonso olmadığı zaman en iyi sonuçları almalıyımki şampiyon olabileyim düşüncesi var mantalitesinde.
Bu haraket alonso'nun en büyük olduğunu kanıtladı. Alonso'nun hatası diye düşünülen izlemediğim için yorum yapamayacağım o temas konusundada şu kadar söyleyim, cumartesi akşamı yarış islak pist üstünde başlayacak büyük sürprizlere gebe demiştim, su spreyleri alonso'nun görüş açısını kısmış olabilir. Onur Ömer üstatın söylediğine göre vettel içi almış. Orada içi alması demek merkez kaçtan dolayı istemsiz olarak dışa açılması demektir. Alónsoda muhtemelen o dışa açılacak ben içi alayım demiştir. Alonso'nun içi almasını engellemek isteyen vettel'de merkez kaç etkisini minimuma indirmek için frene asılmıştır. Bu reflekse ayrton sennada dahil olmak üzere tepki verecek bir pilot yok. Alonso yine tüm sınırları zorlayip ikisinide biçmemek için o da frene asılmış ama kanadı dokundurmaktan kurtulamamamış.
Mesela orada grosjean olsaydı kesinlikle vettelide kendinide biçerdi. Alonso'nun o denli yetenekli pilot olduğunu ve gridin en büyük pilotu olduğunu bu hamle göstermiştir.
Dua et ki alonso gibi iyi pilot temas etti Vallahi billahi tillahi gridte o teması edipte(net görmedim fotodan gördüğüm kadarıyla söylüyorum) öndeki pilotla beraber kendinide biçmeyecek tek pilot alonsodur.
Belki vettel kazandı ama bence kazanan alonso oldu. Büyüklüğü tartışılmayacak artık ama vettel ve hamilton takım sayesinde önde oldukları için isterlerse 10 kez şampiyon olsunlar alonso'dan 1 gömlek aşağı kalacaklar ilelebet.
Saygılar
Dostum ben sporun magazini sevmiyorum ben sporun kendisini seviyorum.siteye de haber okumak için giriyorum ama böyle amator yazılar okuyuncada bunun burda ne işi var diyesi geliyor insanın.aynen metin mete yazıları gibi olmuş objektiv olmaya çalışan objektiv olmayan yazar
Yarışı yeni izledim de yarış tam bir fiyasko. Vettelin egosunu ve kişiliğini tam manasıyla gördük. Ağızlarında dondurmayla gezen ilkokullular artık utanıp da şuraya yorum yazmamalılar herhalde.
mübalağa ya biraz fazla kaçmışsın bence Onur
vettel hariç diğer bölümlerine katılıyorum
Yazı gerçekten güzel, çok teşekkürler. Ben de Vettel'in artık güvenilmez olduğunu düşünüyorum. Özründe de samimi olmadığını düşünüyorum. Bitiş çizgisini geçerken aracıyla yaptığı şov olsun, sonrasında ki sevinci olsun, hiç de pişman olmuş ve bilmeden yapmış birine benzemiyordu. Podyum öncesi gergin ortamdan etkilenip, çünkü neredeyse korkmuştu, fazla endişeliydi, ya da takımdan gelen direktiflerle özür dilemiş olabilir, ama samimi değil bence. Dün de demiştim, mercedes de biraz benzer bir şey yaşamasına rağmen oradan gelen açıklamalar daha samimi geliyor bana şu an. En azından pilotlardan gelen açıklamalar için öyle diyebilirim.
İçimdekileri belirtmişsin hocam resmen
Hulkenberg'i getirip 3 dünya şampiyonunu göndereceklermiş sen takım patronu olsan ikinci gün kovarlar seni fanlığı bırakın bukadar yazı yazmışsın ama 3 yıldır şampiyon olamayan alonsonun elinden emziğini alan Vettel düşmanlığı için yazmışsın açık ve net
Çok güzel bir yazı olmuş,ellerine sağlık.Noktasına virgülüne dediklerine katılıyorum,Alonso hakkında söylediklerinden,Webber ve Vettel hakkında söylediklerine kadar.Ancak üzülerek söylemek isterim ki,Red Bull'da Vettel'i gönderecek yürek yok:)
Vettel'i eleştiren her yazı basit bir yazı,sadece Alonso'yu eleştiren her yazı süper bir yazı değil mi ?
Amatör ve içinde kuyruk acısı bulunduran bir yazı olmuş yazarı tanımıyorum bile ama ilk virajda alonsonun kanadının kırmasına 22 satır ayırmış.anlatılacak ne varsa artık evire cevire anlatmış.basit bir yazı böyle yazıları zaten yorum bölümünde çoğu arkadaştan her allah günü okuyoruz
eline sağlık ewet alonso olayı cok kotu oldu yarısı kazanabılırdı bile cok yaklastı o anda az temazla nasıl olduda kırıldı oyle gecen sene kanat dahamı dayanıklıydı dıye dusunmeden edemıyor ınsan olan oldu artık onumuze bakalım daha sonrakı yarıslarda daha ne olaylar olacak kım bılır almanya var ingiltere yagmurlu karısacak yerler cok alonso daha dıkkatlı olursa aracta gelısım gosterdımı her sey yoluna girer bızde malezya yarısını unutmus oluruz
Çok doğru bir yazı olmuş elinize sağlık.Alonso konusunda da evet kendi başına kazaya karıştığı bir yarışa rastlamak çok güç ,bu kez oyle oldu vetteli onunde gorunce onu da anlamak lazım gözü dönüyor olabilir 🙂 vettel konusunda da red bullun onu yine de destekleyeceğini düşünüyorum ancak red bull büyük bir takım seviyesine gelmek istiyosa tavrını koyup vetteli gönderse doğru karar almış olur bana göre de.Çünkü kaybeden red bull olmaz vettel olur,onlar vettelin yerine kimi koysalar aynı işleri yapabileceğini iddia ediyorum(her pilot için geçerli değil tabi).
Onur Bey elinize sağlık haftasonu yarışı izleyememiştim. Parça parça ve dağınık haberlerden neler olduğuna dair fikrim vardı ama herhalde ancak bu kadar güzel bir özet yapılabilirdi.
Yazı için tekrar teşekkürler.
Onur hocam yine çok mükemmel bir yazı ellerinize sağlık. BlogSpot adresiniz favorilermde zaten 🙂 Teşekkürler #F1Discuss