Her ne kadar takımların testlerden sonra araçlarında radikal değişiklikler yapabilecekleri kadar zaman olmasa da, Giorgio Piola ve Matt Sommerfield bazı takımların ilginç detay değişikliklerini inceledi.
Ferrari

Ferrari sezon öncesi testleri sırasında yeni bir ön kanat kanatçığı tanıtmıştı ve bu şu an Melbourne’de kullanılıyor.
Sondan bir önceki kanatçık(Santander logosunun alt kısmı) üç küçük tırtığa sahip. Bu tırtıklar, altta kalan nötr ana kanat bölgesinin dağıttığı Y250 girdabının kanatçık kenarlarında şekillendirilmesinde değişiklik yaratmış.
Bu girdabın performansı; dağıtıcı, taban, sidepod alt kesimi ve difüzör gibi aşağı yönlü diğer tüm akış yapılarıyla çok büyük bir ilgisi olduğu için oldukça kritik.
Ferrari’nin 2016 ön kanadının R kademesinde çalışma aralığını geliştirme adına açılan çentik de dikkate değer. Aynı zamanda, ön kanat kenar plakasının dış kısmına bir kanard yerleştirilmiş; bu iki detay ön tekerler tarafından dağıtılan girdapların şeklini değiştirecek.

Giorgio Piola’nın yakaladığı yukarıdaki resim SF16-H’ın ön bölümünü açığa çıkarıyor. Böylece 4 yıllık bir pull-rod düzeninden sonra push-rod sistemine geçen Ferrari’nin yaptığı detay değişimleri görülüyor.
Süspansiyon sistemindeki bu değişimle üçüncü süspansiyon kolu ön bölmenin üst yüzeyine geri dönmüş oluyor; böylece ayar değişiklikleri için erişim geliştirilmiş oluyor.
Push-rod sisteme geri dönüşün ağırlık merkezi açısından sonuçları varken, bu geçiş SF16-H’ın selefi SF15-T seviyesinde bir kurulum sertliğine(süspansiyon sertliği) ihtiyaç duymaması demek. Böylece başka yerlere dağıtmak üzere biraz ağırlık tasarrufu yapılabilmiş.
Yapılan bu değişikliklerin, hem ön hem de arka lastiklerde gelişim için ön lastiklerden performans çıkarmakla yükümlü olduğu için, lastik ömrünü uzatmasını beklemek makul.
Mercedes

Mercedes, Avustralya yarış hafta sonunda da araçta kullanılacak gibi görülen tamamen revize edilmiş bir arka kanat düzenini, ikinci testlerin ilk gününde aracına takmıştı.
Arka kanat kenar plakaları ön ucunda, normalde kullanılan tekil ve kısa yarıklara göre çok daha uzun lastik girdap yarıkları görülüyor.
Bu yarıklar, kanatçıkların olduğu bölümün hemen altında kanat kenar plakasını özenle şekillendirerek akış yapılarının tanımlanmasını ve sınırlanmasını sağlamış. Kanat ucu girdaplar performansı olumsuz etkileyebiliyorlar. Bu girdap formlarının nasıl değiştirilebileceğine dair yollar arayan takım, kanatçıkların olduğu bölümün arkasındaki kesikte gözden geçirmiş.
Üst yönlü akışı teşvik için diğer takımların kullandığı 2 adet kullandığı dikey çukurlar/yarıklar, Mercedes W07’de ikiden 3’e çıkarılmış.
İlk testlerdeki özelliklerinde değişiklik gören kanatçıklarda artık üst kanatçıkların arka uçları düz bir dış kenara sahipken, orta bölümlerdeki V olukları küçültülmüş.

Bu yeni ana kanat kapakçıkları, takımın geçen sezon sonunda çıkarılabilir tırtıklı çıkartmalarla(trip strip denilen kanat yapısını değiştirmek için kullanılan parça) yaptığı testlerin bir fiziksel temsili niteliğinde.
Yukarıda görüldüğü gibi, merkez eksenin ortasından her iki yanına doğru uzanan ayırıcı boşluk yarığına bitişik tırtıklar(sarı ile işaretli bölge), bir anormallik değil. Bunun yapılma amacı, takımın dış ayırıcı boşluk yarığı ile merkez eksenindeki yarık arasında kanatta birbirine zıt yönlü bakabilen formu elde etmek. Bu tasarım bir anormallik gibi görünse de asıl amacı kurallara uygun olarak mühendislerin bu tırtıkları dizayn edebilmesini sağlamak.
Tırtıklar ana kanat ve üst kanatçığın üstündeki hava akımını aksatarak ayrılmanın geciktirilmesini sağlıyor, böylece performans artıyor.
Red Bull

Red Bull Racing, RB12’nin ön bölümündeki süspansiyon düzenini kavrama kolunu ve üçüncü süspansiyon elemanını/kolunu yükselterek revize etti.
Yeni süspansiyon geometrisinden yapılabilecek birçok aerodinamik ve kinematik çıkarım var.
Süspansiyon elemanları, daha önce RB11’deki S-kanal tarafından kullanılan alana yerleşecek. Yani takım sene bir S-kanal sistemi kullanmayacak gibi, en azından bu tasarım ile.
Yükseltildiğinden bahsettiğimiz üçüncü süspansiyon elemanı/kolu üzerinde geçtiğimiz birkaç senedir bir Red Bull trendinin devamı mahiyetinde Belleville marka disk yaylar var.
Bu değişim, takım lastik ömrünü ve performansını daha da geliştirmeyi denedikçe, açık bir şekilde aracın kinematiği üzerinde etkili olacaktır.
Bu modifikasyonlar ön süspansiyonda yapılan daha büyük ve köklü değişikliklerin bir parçası olarak karşımıza çıkıyor. Takımın, ilk olarak Mercedes tarafından 2014 sezonunda kullanılan, birleşik alt süspansiyon üçgen kolu(ya da süspansiyon salıncağı) çözümünü aracında kullandığını daha önce görmüştük.
Direksiyon çubukları, diğer takımların düşünme tarzına ters bir şekilde dikey olarak alt süspansiyon salıncağına doğru kaydırılmış. Böyle bir düzen ile bu çubuklar hava akımı süspansiyon salıncağının yüzeyine temas etmeden önce bu parçalar tarafından saptırılarak, salıncak yüzeyine hava akımının çarpma açısını değiştiriyor.

Takımın S-kanal sistemini aracında kullanmayı bırakmasına rağmen, şasinin alt bölümündeki hava girişleri hâlâ yerlerinde duruyor. Bu delikler, burun bölümünün üstünde bir soğutma deliği olmadığı için muhtemelen sürücüye soğutma sağlama amaçlı hava akımının arka bölüme geçmesini sağlıyor olabilir.
Hava girişleri, aksi durumda tam olarak kullanılamayacakları ve altlarında bulunan yönlendirme kanatçıklarının performansını potansiyel olarak etkileyecekleri çok kilit bir alana yerleştirilmiş(sarı daire içinde bir tanesi gösteriliyor).

Her ne kadar TAG Heuer markası taşısa da Red Bull’un güç ünitesi Renault tarafından sağlanıyor. Güç ünitesinde temel elemanların bire bir kullanılması gerekirken, araca adaptasyon/onay aşamasına dâhil olmalarından ötürü yardımcı elemanlarda düzeltmeler yapılabilir.
Renault takımının tek bir wastegate borusu çözümüne karşın Red Bull çift wastegate borusu çıkışı çözümünü kullanmaya karar vermiş.
Red Bull’un wastegate borusu(soldaki resimde yeşil ile renklendirilmiş) ters çevirilmiş Mickey Mouse düzeninde, ana egzozun her iki yanında son buluyor. Renault (sağdaki resim) ise wastegate borularını türbin bitiminde birleştirerek(yine yeşil ile renklendirilmiş) ana egzozun üstünde tek bir wastegate borusu kullanmayı seçmiş.
Bu çok küçük bir detay gibi görünse de, kullanılış şekline göre aerodinamik kazanç ve güç ünitesinden alınan güçte artış sağlayabilir.
Her iki çözümün de diğer elemanların konumlanmasında yaratacağı değişiklikler göz önüne alındığında, paketleme konusu da bu kararın verilmesinde etkili olmuş olacak.
Manor

Manor Avustralya GP’si için tamamen yeni bir ön kanat tanıttı. İncelenmesi gereken birkaç değişikliği var. Bunlar:
1- Yeni ana kanat, nötr merkez bölme ile birleşim yerlerinde oluşturulan Y250 girdabının oluşum şeklini değiştirecek, iki tam kesite sahip. Buna ek olarak, ekstra kanatçıkların olduğu bölme daha geniş bir çalışma aralığına imkân verecek.
2- Ana basamak yapısı düzeltilmiş ve şu an iki yerine üç elemana sahip. Bu basamaklar hava akımının yukarı ve ön lastiğe doğru hareketinin şekillendirilmesi için kullanılıyor. Bu bölgede değişim yapmak, ön teker girdaplarının taban ve benzer alt bölüm parçalarını etkilemesinden dolayı, aşağı yönlü akış üzerinde de etki gösterebilir.
3- Bu resimlerde çok net görülmese de, takım kanat kenar plakasının şeklini de revize etmiş. Şekilde yapılan bu yenileme; kanatçıkların olduğu bölümden üretilen yere basma kuvveti veya hava akımının ön lastik etrafından yönlendirilmesi olsun, ön kanatın çalışması üzerine etkili olacaktır.
4- Takım, ana kanadın ön ucundaki ark(yay gibi olan yapı) ve arka kısımdaki kanal formu verme ile kanatçıkların dış bölgesini de değiştirmiş. Bu değişim, tekerleklerin tetiklediği girdapların şekillendirilmesiyle ilgilenerek aşağı yönlü akış performansını arttırmak adına, kanatçıkların dış taraflarının bölmelere ayrılmış hâle getirilmesine neden olmuş.
Yorumlar
“Analiz: Avustralya GP Teknik Yenilikleri” ögesine 2 yanıt
formula1’in en keyifli en göz alıcı kısmı burası bence. teknik detaylar, ileri seviye mühendislik.
+1 🙂