2000 Yılnda küllerinden yeniden doğarak F1 dünyasına katılan Renault kısa zamanda çok işler yapmak fiilinin gerçek bir örneğini herkese gösterdi. Nasıl mı? Şimdilerde bir sürü dedikodu ve eleştiriye maruz kalsa da, Briatore 2002 yılındaki çok doğru tespitleri sonucu Fernando Alansoyu keşfetti. Bu dönem test pilotluğu yapan Alanso 2005-2006 yılına gelindiğinde Renault’nun yükselen formu ile mükemmel takım kadrosu ile F1 tarihine adını altın harflerle yazdırmayı başardı. Ayrıca herkese hatırlatmak isteriz ki en genç dünya şampiyonu olma unvanını almıştır. Geçen bu süre zarfında takımın ne kadar çalıştığı gözler önündedir.
2007 sezonunda Fernando Alansonun Mc Mercedes’e geçmesi, Michelin lastiklerinden Brigstone’a geçilmesi gibi talihsizliklerden dolayı 2006 yılının şampiyonluğunun verdiği rehavetle 2007’ye iddialı bir giriş yapamamış ve sene sonuna kadar da bu durum devam etmiştir. Ancak Renault gibi bir takım bunu çabuk atlatmış yine kısa sürede toparlanmayı başarmıştır. Sezonu Ferrari ve BMW nin ardından 3. olarak bitirmiştir.
Fernando Alansonun dönüşü yuvaya dönüş olarak nitelendirildi ve Renault ve Alanso fanlarını çok sevindirdi. 2008 yılına kötü bir başlangıç yapan takım bu sezonun ilk yarısında zorlanmışsa da ikinci yarısında takımın gücü ve Fernando Alansonun gayretleri sonucu izleyenlere keyifli bir ikinci dönem izletti. 2005-2006 yılındaki formuna dönmüşken 2009 yılındaki köklü kural değişiklikleri nedeniyle yeniden yapılanmak zorunda kaldı ve başladığı yere döndü.
Skandal olarak nitelendirilen Singapur GP yine aynı takım kadrosu ile F1 tarihinin ilk gece yarışı kazanılmıştır. Bazı gruplar ve kişisel çekişmeler sonucu Renault adı kirletilmeye çalışılsa da FIA’nın da kabul ettiği yarış galibi yine ilklere imza atan RENAULT F1 ve Alonso’dur.
Yeni yapılanma sonucu umut edilen başarılar alınamamış olsa da yeni takıma hayırlı olsun diyor 2010 yılı için başarılar diliyoruz. R30 u görmek için sabırsızlanıyoruz.
Yazan HAKAN KÖŞ