Formula E : Elektrikli araçlar, yeni bir heyecan.

Evet arkadaşlar. Formula E adlı seriyi az çok duymuşuzdur. Elektrik üzerine kurulu araçlarla, yeni bir seri.. Bildiğim şekilde aslında, 10 takım ve 20 pilot. Şu çok sevdiğimiz Formula 1 var ya, onun yeni bir versiyonu işte. Projenin temelleri 1.5 sene önce atıldı. GP2 ve GP3’te boy gösteren Addax takımının sahibi Alejandro Agag’ın CEO’su olduğu bu seride. Yarışların tek bir sene içinde değil de, iki seneye yayılıp toplam 10 yarışla bitirilmesine karar verildi. Projeler, planlar derken sonunda ortaya ilk konsept çıktı. Tabii ki bu konsepte destek verenler önemliydi ve karşımıza adını sık sık duyduğumuz; Mclaren, Williams, Michelin, Renault, TAG Heuer vb. markalar çıkınca ister istemez serinin kalitesi hakkında bilgi sahibi olmuştuk. Ancak akıllarımızda bu serinin, A1 GP, Superleague Formula vb. seriler gibi büyük heyecanlarla oluşturulup, sönüp gitmesi de gelmedi değil. Daha sonra gördük ki, seriye ismi karışan öyle kişiler var ki, bu seri gerçekten iş yapabilir. Herşeyden önce çevreci kimliği ile seri öne çıkıyordu. Birçok kimse seriyi  Formula 1 ile karşılaştırmaya başlamıştı bile. Lucas Di Grassi, serinin test pilotluğunu üstlendi. Başından beri her kat edilen yolda o vardı. Aracı hep o denedi. Daha sonra Trulli, Sato, Piquet vb. isimler denediyseler de, Di Grassi’nin emekleri kolay unutulmamalı. Ardından araç tamamen ortaya çıktı. Spark-Renault SRT_01E adını alan araç, her parçasını ayrı bir özenle oluşturan destekçilere sahipti. İlk sene herkesin aynı araç ile mücadele etmesi istendi. İlerleyen senelerde kendi güç ünitelerini üretme hakkı da verildi tabi. Hatta Bluebird’in yaptığı gibi takımlar kendi tasarımlarını da yapabilbilme ihtimalleri var. Daha sonra takımlar ortaya çıkma başladı. Gerçi ilk dört takım daha ortada araç yokken katılmışlardı. Seriye ilk katılan takım Drayson Racing oldu. İngiliz merkezli takım, elektrikli araçlar ile rekor denemeleri yapan bir takımdı ve iddaalı bir giriş yaptılar. Daha sonra takımlar seriye katılmaya başladı. Adını Formula 1’de duyduğumuz veya başka motor sporları organizasyonlarında boy göstermiş kişiler seriye ilgi duydu ve takım kurdular. 10 takım tamamlanmıştı, ama belirsizlik olan bir durum vardı, pilotlar.. Formula E, yönetimi “Drivers Club” adını verdiği proje ile bir sürücüler kulübü oluşturdu. Buraya motorsporlarına emek vermiş pilotlar katıldı ve bu pilotların Formula E’de yarışma ihtimalleri daha yüksekti. Pilot kadrosunu ilk açıklayan takım, Audi Sport ABT oldu. Alman merkezli takım büyük bir hamle yaparak, zaten başka serilerde de kendileri için yarışan Lucas Di Grassi’yi koltuğa oturttu. Takım arkadaşı olarakta, aileden gelen Daniel Abt uygun görüldü. Abt, GP2’de de yarışıyordu. Bu hamleden sonra diğer takımlarda yavaş yavaş sürücü kadrolarını açıkladı. Formula 1’de tutunamayan Virgin Racing, bu sefer şansını Formula E’de deniyordu ve takım pilot kadrosunu, Jamie Alguersuari ve Sam Bird’den oluşturdu. İki isim de önemliydi ve iddaalı olduklarını gösterdiler. Daha sonraki pilotları takımları tanıttığım bölümde göreceksiniz. Zamanla pilotlarda tamamlandı ve Donington Park’ta ilk testler yapıldı. Araçlar boyanmıştı, herkes günü öğrenmek aşamasıyla geçirdi. Tabii ki ortaya büyük birşey çıkmadı, sonuçta ilk testti. Daha sonra dört test günü daha yapıldı. Bu testlerde öne çıkan isim. Alain Prost’un ortağı olduğu, e-dams Renault takımı adına yarışan, eski Toro Rosso pilotu Sebastian Buemi oldu. Ona en yakın isim olarakta, zaten serinin başından beri işin içinde olan Lucas Di Grassi gözüktü. Formula E, kurallar olarak Formula 1’e çok yakın aslında. Puanlama sistemi aynı. Ancak eklenen şeyler var. Mesela pol pozisyonu alan pilot 3 puan alacak ve yarışta en hızlı turu atan isim de 2 puanı cebine koyacak. Yarışlar 1 saat sürmesi planlanıyor. Zaten antrenmanlar, sıralama turları ve yarış aynı gün yapılacak. Gelelim serinin ilginç yanı “Fanboost” uygulamasına. Serinin internet sitesinden, taraftarlar istedikleri pilota oy verecek ve her yarışta en fazla oyu alan üç pilota, yarış içinde bir süre daha fazla hızlanmaya sebep olan bir sistem koyulacak. Bir nevi nitro diyebiliriz. Tabii ki, şu an tüm araçlar aynı ve pilotaj konuşacak, ancak bu etki büyük bir fark yaratır mı hep birlikte göreceğiz.  Şimdi gelelim takımlara ve pilotlara. Audi Sport ABT : Alman merkezli, Audi desteği ile yarışan bir Formula E takımı. Sponsor konusunda da en güçlü takım diyebiliriz. Daha seri başlamadan araçlarını sponsorlar ile doldular. Pilot kadroları, Lucas Di Grassi ve Daniel Abt. İlerleyen sezonlarda, Audi’nin ürettiği bir güç ünitesi kullanmaları muhtemel. İlk sezonda zirveye oynayacak pilotları olduğu için, sık sık ön sıralarda göreceğiz bu ABT aracını. Amlin Aguri : Takımın ilk ismi “Super Aguri”. Hatırlayanlar bilir, 2006-2007 ve 2008’in başında sonlarda da olsa mücadele eden. 2007’de dünya şampiyonu Alonso’yu geçerek puan alan bu cesaretli takımın hikayesini. Bu sefer koltukta yine Sato var. Şu anlık tek yarışlık için gözükse de. İlk yarışlarında yine Sato o aracı kullanacak ve mücadele verecek. Takımın ismi, “Amlin” grubunun sponsor olması ile değişti. Gönül isterdi ki, Super Aguri olarak ortaya çıksalar ama kısmet değilmiş. Honda bir elektrikli güç ünitesi üretirse kapma kaparlar ama şu anlık bir üretme planları gözükmüyor. Renault ünitesi ile devam edecekler bu gidişle. Pilot kadroları, Katherine Legge ve Antonio Felix Da Costa’dan oluşuyor. İlk yarışta Da Costa, DTM’de mücadele vereceği için, koltukta Sato’yu göreceğiz. Takımın test pilotu, Fabio Leimer. e-dams Renault: Alain Prost ve Jean-Paul Diriot’un sahibi olduğu Formula E takımı, Renault ile özel bir sponsorluk anlaşmaları var. İlerleyen yıllarda da tedarikçileri Renault olacak. Takım testlerde ön plana çıktı. Zaten aracın 2005 Renault’unu andırması da ayrı bir sempati yaratıyor. Takımın pilot kadrosu ise, testlerde ortalığı mahveden Sebastian Buemi ve Nicolas Prost’tan oluşuyor. Son testte Prost’ta ikinci en hızlı isim olarak dikkat çekti. Takım şampiyonluk hedefine çok yakın duruyor. Virgin Racing: Formula 1’de başarılı olamayan Richard Branson ve ekibi şimdi ise buraya el attı. Araçlarında Virgin’den başka sponsor yok. Ancak kurdukları pilot kadrosu ve mali güçleri onları iddaalı kılıyor. Jamie Alguersuari ve Sam Bird’ün pilot olarak yer alacağı takım mücadele etmeye hazır gözüküyor. Venturi GP: Leonardo Di Caprio’nun ortağı olduğu Venturi GP, ilerleyen sezonlarda kendi güç ünitesini üretecek. Takım pilot koltuğuna zaten tecrübesiyle, varlığını yeteceği Nick Heidfeld’i ve Stephan Sarrazin’i getirdi. Hedefleri olan bir takım ve Di Caprio arkalarında. Heidfeld’in podyumlar ve galibiyetler alacağına da şüphemiz yok. Trulli GP: Formula E’de trene ihtiyaç olacaktı tabi. Jarno Trulli’de bu seride boy göstermeye hazırlanıyor. Hem de kendi takımı ile. Drayson Racing ile kurduğu ortaklığa, GP2’de hatırladığımız SuperNova takımı da katıldı. Güçlüler ve Trulli ellerinde. Takımın ikinci pilotu ise Michela Cerutti. Trulli bakalım kendi takımı ne kadar ileri taşıyacak ve trenleri ile ortalığı karıştıracak. Andretti Autosport:  Amerikalılar seride iddaalı olmak istiyorlar. Andretti ailesini az çok biliyoruz. IndyCar’da mücadele veren takım. Burada da Franck Montagny ve Charles Pic ile mücadele edecek. Dragon Racing: Bir başka Amerikalı IndyCar takımı. Pilotları ise Jerome D’ambrosio ve Oriol Servia. Aslında yarışacak isimlerden birisi IndyCar pilotu Mike Conway olacaktı ama takım ani bir karar değişikliği ile koltuğu Servia’ya verdi. sponsor konusunda IndyCar sponsorları takımın yanında. Mahindra Racing: Moto2’de mücadele veren takım, bu sefer dört tekerlekli araçlara el attı ve seriye katıldı. Hindistan’ın renklerini sık sık kullanacak takımın pilot kadrosu da şaşırtmıyor ve Karun Chandok’u görüyoruz. Chandok’a Formula 1’de de takım arkadaşlığı yaptığı Bruno Senna eşlik edecek. Senna ve Prost’u yine mücadele ederken göreceğiz demek bu. China Racing: Çin merkezli takım ilk yarışta kendi evinde yarışacak. Takım kendi ünitesini üretmek istiyor ilerki yıllardaç Pilot kadroları ise yerel kahraman Ho-Pin Tung ve 2008 Singapur skandalı ile daha çok hatırladığımız ve Nelson Piquet’in oğlu, Nelson Piquet Jr. olacak.   Evet arkadaşlar. Başından beri haberdar olduğum seri ile ilgili sizinle birşeyler paylaşmak ve tanıtmak istedim. Sormak istediğiniz veya eksik bulduğunuz şeyler varsa, çekinmeden söyleyebilirsiniz. Seriyi ben özellikle bekliyorum çünkü. takım ve pilot açısından, kurallar açısından, tanıtım açısından sağlam bir seri olacak. Belki de Formula 1’i tahtından edecek. 13 Eylül’de macera başlıyor. Bakalım neler olacak..