Formula 1’in en çok beklenen kural değişikliği ile beraber 2014 sezonu için kollar neredeyse 3 yıl önce sıvanmaya başlanmıştı. Belki de fazla edebiyat yapmadan dağ fare doğurdu diyelim.
4 yıldır şikayet edilen Red Bull üstünlüğünden bile daha baskın bir araçla karşımıza çıktı Mercedes. Dağ bayır, düzlük viraj her anlamda en iyiler. Bu noktada F1’in, özellikle kuralları değiştirenlerin Mercedes’e büyük bir borcu var. Bu baskın araç Red Bull’da hele de Ferrari’de olsaydı şampiyon şimdiden belli, motor sesinden rahatsız olan taraftarlarla beraber spor iyice dibe çökebilirdi. Mercedes’in de Macaristan’daki gibi sıkıntıları olsa da sağlamaya çalıştıkları rekabet Formula 1’i bu sene ayakta tutan şey oldu, umarım son yarışa kadar devam eder.
Takımın genel performansına bakarsak, sezon içi testlerde sıkıntı yaşasalar da ilk yarıştan itibaren en hızlı ikinci takım konumunu korudular. Avusturya’da Williams’ın hızı tek yarışlık mı diye düşünürken İngiliz takım formunu korudu ve Red Bull’u geçmiş gibi görünüyor. Üstelik Ferrari de var artık. Red Bull rakiplerinin aksine iki pilotuyla da daha düzenli puan alabiliyor. Ferrari ve Williams’la yaklaşık 80 puanlık farkı onlara yetebilir. Bu konuda onları en zorlayabilecek şey Renault motorları ve diğer aksamlar. Herhangi bir cezada 10 sıra geri düşebilecek RBR pilotları griddeki Mercedes motorlu takımların sayısını da düşünürsek önemli puanlar kaybedebilir. Red Bull’un Avusturya’dan itibaren sarsılan ikinciliği de pek normal değil. Acaba Newey yine büyük bir şeyin peşinde mi ?
Ferrari
Ferrari yine bildiğimiz gibi. Bir şeyler eksik. Yıllardır Formula 1 aero şampiyonasına döndü deyip şikayet edip motorların öne çıktığı sezonda bocalıyorlar. Burada basit bir başarısızlıktan ötesi var. Üstelik takım aero anlamında Mercedes veya RBR seviyesinde olmasa da önceki sezonlara göre iyileşmiş gibi. Ferrari’nin RBR gibi müşterisi olmadığı için aslında motorlarının ne kadar kötü olduğu konusunda fikrimiz pek yok. Yani Sauber ve Marussia Ferrari motorundan pek şikayet edecek halleri yok, Ferrari de bu konuda pek dürüst değil. Sanmayin ki sadece Renault motoru kötü. Bazı pistlerde zorlansalar da Williams ve RBR ile aralarında büyük bir fark yok.
Takım içi rekabet ise bu sene en çok konuşulan konu neredeyse Ferrari için. Alonso’nun inanılmaz üstünlüğü Raikkonen hakkında birçok dedikoduya neden oluyor. Takım pilotumuzun arkasındayız dese de her an her şey olabilir. Üstelik Bianchi’nin Macaristan’da Raikkonen’i geçerek Q2’ye kalması da basit bir tesadüf olmayabilir. Sıralamalarda Alonso’yu 2 kere geçen Raikkonen yarışların hepsinde Alonso’nun arkasında kaldı. %99 sezonun ikinci yarısı onun için daha iyi olacaktır, boş konuşmayı sevmeyen Fin pilotun açıklamalarından da bunu anlıyoruz. Kalan yarışlarda Alonso’yu yeterli derecede geçmesiyle 2015’te sürpriz görmeyebiliriz. Raikkonen’in performansı ilginç bir şekilde Alonso’nun kariyerini de belirleyebilir.
Hazır bu konuya girmişken dalalım isterseniz. Alonso McLaren söylentileri ayyuka çıkmış durumda, McLaren bu konuda çok istekliyken Alonso’nun tereddütleri olduğu açık. Adam zaten yavaş araçlardan yeterince çekti, bir hataya daha tahammülü yok. Alonso’nun geleceğini, Raikkonen’in performansı, Williams’ın hızı ve McLaren’in gelişmesi belirleyecektir. Raikkonen’in ve Williams’ın hızı takımlarda üçüncülük savaşı için dolayısıyla Alonso’nun sözleşmesinin fesh etmesi için, McLaren’in de gelişmesi İspanyol pilotu ikna etmek için önemli olacak.
Williams
Son yıllarda zikzaklı bir performans çizen Williams 2010 ve 2012’den sonra yine çift sayılı bir sezonda iyi iş çıkarıyor. Başarılarının sırrı sadece motor da değil üstelik. Takım aerodinamik anlamda da oldukça iyi ve bu güçleri sayesinde son yarışlarda en hızlı ikinci takım olmayı başardılar. Monaco, Macaristan gibi düşük hızdaki pistlerde zorlanıyorlar, sezonun geri kalanında Singapur hariç hızlarını koruyabilirler. Lakin hızlı araçla küçük takım gibi yarışıyorlar. Çok fazla hata ve kazaya karıştılar. Son yarıştaki çifte puanları sayarsak önümüzde 9 yarış var ve takım için ikincilik de mümkün, dördüncülük de. Podyum ve olası bir galibiyet takımın yeni sponsorlar bulmasını ve mevcut isim sponsorunu tutmasında yardımcı olacaktır.
İngiliz takımın elinde 2005’ten beri en iyi ikili var. İngiltere’ye kadar çok yakın geçen mücadelede Bottas son yarışlarda büyük üstünlük sağlamaya başladı. Sadece Massa’nın kazaları değil Bottas’ın da artan performansı bunda etkili oldu. Williams’ın performansı sadece kendilerini değil şampiyonayı da yakında etkileyecek. Mercedes’in şu anki hızıyla pistte tek geçemediği takım Williams. Almanya’da olduğu gibi Rosberg veya Hamilton Williams’ın arkasına düşerse puan farkı 7’den fazla artabilir herhangi bir yarışta. Sorun yaşayan bir Mercedes gerilere düştüğünde iki Williams’ın da arkasında bitirip kaybı 13 puana kadar da çıkabilir. Massa’nın performansı sadece takımını değil şampiyonanın genelini de etkileyecek.
Force India
Bu kısımda McLaren’i inceliyor olabilirdik. İki takım arasında 2 puanlık fark Macaristan’da Button’ın aldığı 1 puanla 1’e indi sadece. Force India takım olarak Macaristan’da kötü olsalar da sezonun genelinde büyük takım gibi yarıştılar. Hızlı olmasalar da iyi puanlar almayı başardılar. Bunda Hulkenberg gibi komple bir pilotun ve Perez gibi lastiklere iyi davranabilen pilota sahip olmaları etkili oldu. Bu anlamda Williams’ın tam zıddı bir noktadalar.
Sezon ortasına kadar iyi iş çıkarsalar da sezonun ikinci yarısı McLaren’e geçilmeleri muhtemel. Çünkü takım McLaren dahil öndekilerle aynı hıza sahip değil. Son yarışlarda, özellikle sıralama turlarında net şekilde geride kalmaya başladılar. Takım 2011 ve 2013’te şampiyonada beşinciliği alamamıştı, bakalım bu yıl alabilecek mi ? Bu kez daha tecrübeli ve daha iyi pilotlarla sahipler.
Takım içi rekabette ise Hulkenberg’in üstünlüğü bulunuyor. Alman pilot sıralamalarda 9-2 önde olsa da Perez Buttonvari şekilde yarışlarda durumu toparlamayı başarıyor. Bahreyn’de takımın tek podyumunu elde ederken, Kanada’da neredeyse yarış galibiyetine gidiyordu. Avusturya’da araç yavaşken herkesten farklı bir taktikle iyi puanlar almıştı. Perez bunun gibi iyi yarışlar çıkarsa da Hulkenberg’in üstünlüğü çok açık. Üstelik sıralamalarda 9 kere Perez gibi iyi bir pilotu geçmek azımsanacak bir başarı değil. Bakalım Hulkenberg de seneye artan minimum ağırlıklarla beraber daha iyi bir takıma geçebilecek mi ?
Mücahid Ekrem





Yorumlar
“2014 Sezon Ortası Analizi : 1” ögesine 3 yanıt
Güzel bir yazı. Mercedes’i güzel özetlemişsin.
Yazı için teşekkürler Mücahid :),
Yazıdan çıkarılacak güzel noktalar var .
Ferrarinin sorunu yıllardır basit takım modern yöntemler ile iyi bir araç üretemiyor . Takım aerodinamik anlamda ileri gitsede aracın ağırlık dağılımında ve fren dağılımında bir sorun olduğu çok açık. Sezonun ilk yarışlarında aracın viraj giriş ve viraj çıkışlarında çok dengesiz olduğu gözüktü. Alonso ve Kimi her virajdan kontralar ile çıkıyorlardı. Sezon ortasına doğru takım bunlara biraz çözüm bulsa da hala Mercedes ve Red Bull’un fersah fersah gerisindeler. Gelelim motor konusuna. Aslında bu tablo hiçte şaşırtıcı değil , Ferrari en son turbo motoru 80’li yıllarda kullandı. O dönemden sonra turbo motoru kullandığı bir teknoloji yok Ferrari’nin. Ayrıca yol araçlarında da yıllardır atmosferik motorları kullanıyor Ferrari . Turbo Şarjlı motorlar Ferrari’nin çok uzak olduğu bir teknoloji.
Öte taraftan Mercedes’e bakacak olursak yıllardır yol araçlarında kompressor motoru kullanan bir takımdan bahsediyoruz . Mercedes’in diğer takımlarla motor anlamında bu kadar fark yakalaması çok doğal. Hakeza bu sezonun ilk yarısına da çok etkili bir şekilde yansıdı. Kısacası Ferrari her sene olduğu gibi bocalıyor.
Motor mevzusuna gelmişken gelelim Mercedes’e motor avantajını hem mekanik hem de aerodinamik performans ile destekleyen yenilmez bir armada var karşımızda. Takım 2011 yılının sonbaharında Aldo Costa’yı takıma katarak çok iyi bir iş yaptı ve şu anda Bob Bell ile beraber mükemmel bir iş çıkartıyor İtalyan mühendis.
Red Bull’un Macaristan’da yükselen performansı ise sıradaki yarışlarda düşecektir. SPA ve Monza’da Mercedes ve Williams rekabeti yaşayacağız gibi. Williams orta ve düşük downforce ayarı gerektiren pistlerde oldukça başarılı gözüküyor bu sene . Ayrıca daha yüksek düzlük hızı kullanmaları da onların en büyük avantajı . Aynı şekilde Force İndia’da bu iki yarışta başarılı olacaktır diye düşünüyorum.
Yazı için tekrar teşekkürler :))
çok güzel bir yazı olmuş. teşekkürler.