Hoşgeldin 2012 F1 Sezonu – Tarihe Şahit Olmaya Hazır mısınız?

Yaklaşık 3.5 ay önce biten 2011 sezonunun ardından çok kısa bir dönemi boş geçirdik. Önce Kimi Raikkonen’in dönüşü haberleriyle canlanan Formula 1 gündemi daha sonra lansmanlarla hız kazandı ve son olarak Jerez ve Barselona’da gerçekleştirilen toplam 3 test haftasıyla kış dönemine göre tavan yaptı. Ve sonunda hepimizin dört gözle beklediği 2012 Formula 1 sezonu start alıyor.

Dört gözle beklemek deyimini bu sene kendimiz için değiştirip altı gözle beklemeye çevirsek pek hata yapmış olmayız. Kimi Raikkonen’in Formula 1’e dönmesi ile Formula 1 yarışlarında yer alacak şampiyon pilot sayısı altıya yükseldi. Bu, önümüzdeki sezonda gridde toplam 6 şampiyon sürücü olacağı ve Formula 1’in tarihinin şampiyon açısından en dönemli sezonunu geçireceği anlamına geliyor. Evet tarihte ilk defa Formula 1’de aynı anda 6 sürücüyü pist üzerinde izleme fırsatını bulacağız. Yarışacakları araçların gücüne, uğruna mücadele edecekleri konuma bakmaksızın, bu sene Formula 1 izleyecek olanlar bir tarihe tanıklık edecekler. Şampiyonluk kazanan sürücülerin yanında diğer kaliteli sürücüleri de yabana atmamak lazım. Bu sene Formula 1 gridi gerçekten oldukça kaliteli sürücülerle dolu olacak.

Yeni sezon öncesinde bir neslin artık yok olmayla karşı karşıya olduğunu da unutmamak lazım. Rubens Barrichello ve Jarno Trulli gibi iki deneyimli ismin Formula 1’den ayrılması, 1990’lı yıllarda Formula 1’de yarışan ve hâlâ devam eden sürücü sayısını iyice düşürdü. O ekipten artık sadece Michael Schumacher ve son hamlesiyle bir kez daha Formula 1’e dönüş yapan Pedro De la Rosa kaldı. (De la Rosa Formula 1’e 1999’da giriş yapmıştı)

Yeni sezon öncesinde, en az Formula 1’de kimin en güçlü olacağını merak ettiğimiz kadar düşüncelerimizde yer alan bir başka konu daha var. O da kuşkusuz tahmin ettiğiniz 2012’de Türkiye’de Formula 1 yayınını hangi kanalının yapacağı. TRT’nin 3 senelik Formula 1 macerasının ardından (Ben yapılan programları pek takip etme fırsatı bulamadım ancak yapmaya çalıştıklarından dolayı teşekkür ederim) anlaşma yenilenmedi ve Türkiye Formula 1 yayıncısız kaldı. Daha sonra Saran Holding’in 2012 Formula 1 sezonu için yayın haklarını satın aldığı açıklandı. Ancak o haberin yayılmasının ardından heyecan daha da arttı çünkü yeni sezonun ilk yarışına yaklaşık 7 gün varken hâlâ hangi televizyon kanalının yarışı yayınlayacağı bilinmiyor. (Bu yazıyı hazırlarken bu konuda açıklama olması mümkün ancak beklemeye devam ediyoruz). TürkiyeF1’den Cihangir Perperik‘in açıklamasına göre görüşmeler NTV, D-Smart, TRT ve TNT kanallarıyla sürüyor. Formula 1 için kablolu TV için para ödeyecek çok kişi vardır ancak umarım yayınlar paralı olmaz… Tüm bunların yanında Türkiye’de Formula 1’e son yıllarda çok şey katan Serhan Acar‘ın da yeni sezonda yayınlarda olup olmayacağı bilinmiyor. Twitter’daki açıklamasına göre Serhan Acar sadece bir kanalla görüşmüş. Umarız yayınların alınması halinde Serhan Acar’ı kaybetmeyiz…

Formula 1’de testler her zaman okunması zor olmuştur ancak bu sene gerçekleştirilen testler daha da garip oldu. Testlerin ardından genel görüş takımların bu sene birbirlerine daha yakın olacağı yönünde. Yeni sezon öncesinde genel görüş Red Bull ve Mclaren takımlarının önde oldukları, Ferrari’nin ise radikal yeni aracı ile istediği yerde olmadığı şeklinde. Ancak Ferrari’nin tam olarak konumu hakkında kesin bir fikir yok. Taraftarları, Ferrari’den gelen olumsuz açıklamaların blöf olmasını umuyor. Mücadelenin dorukta olmasını istediğimiz Formula 1’de Ferrari’nin zirveye oynaması herkesi mutlu edecektir. Bu 3 takımının yanında bu sene Mercedes ve Lotus’un da ne yapacağı soru işareti. Lotus testlerde tek turda en hızlı dereceyi elde etmesinin yanında uzun sürüşlerdeki performansıyla da dikkatleri üzerine çekti. Mercedes ise hızlı turlarda çok üst sıralarda yer almadı ancak uzmanların görüşleri Mercedes’in yeni aracıyla geçen seneye göre ileri yönde ileri adım attığı şeklinde.

Testlerde derecelerden ziyade genel görüş sahibi olmak önemli oluyor. Testlerde takımlar 10 kg yakıttan 160 km yakıta kadar farklılıklarla piste çıkıyorlar. 10 kg yakıtta 0.3 sn kaybettiğini hesaplarsak, dolu depo ve boş depo ile piste çıkan araçlar arasında yaklaşık 5 saniyeye kadar fark olabiliyor. Bunun yanında lastik türlerinin farklı olmasının yanında kimin kullanılmış, kimin temiz lastiklerle turladığını bilmediğimiz ve kimin aracında tam olarak ne tür ayarlarla çalıştığını bilemediğimiz için test derecelerini pek önemsemememiz gerekiyor. Test dereceleri şampiyonu belirliyor olsaydı o zaman geçen sene Williams takımı şampiyon olmalıydı ancak aksine Williams tarihinin en kötü sezonunu geçirdi. Test derecelerinin pek önemsenmemesinin bir diğer kanıtı ise favori olarak görülen Red Bull’un sürücülerinin 14. ve sonuncu hızlı dereceleri kaydetmiş olmaları…

Yeni Sezon Öncesinde Takım ve Pilotları İnceleyecek Olursak:

1- Red Bull 

  • Pilotları: Sebastian Vettel – Mark Webber 
  • Şasi: RB8 – Motor: Renault

2010’da ilk şampiyonluğunu son anda alan ve 2011’de 2. şampiyonluğunu tam tersi oldukça erken kazanan Sebastian Vettel, 3. şampiyonluğu kovalayacak. Alman sürücü Michael Schumacher ve Juan Manuel Fangio gibi art arda 3 şampiyonluk kazanarak bunu başaran 3. ve en genç isim olmayı hedefliyor.

Mark Webber ise geçen sene son yarışı kazanmasının ardından kış döneminde iyi hazırlık yaptı ve 2010’da olduğu gibi şampiyonluk mücadelesine ortak olmak istiyor. Webber’in bu seneki performansı gelecek seneki anlaşması konusunda da etkili olacak.

2- Mclaren

  • Pilotları: Jenson Button – Lewis Hamilton
  • Şasi: MP4-27 – Motor: Mercedes

2009 Formula 1 şampiyonu Jenson Button, Mclaren’de 2. senesinde takım arkadaşı Lewis Hamilton’u geçti ve Formula 1’de bunu başaran ilk sürücü oldu. Bunun yanında Button takım içerisinde geride kalan 2 sene ile birlikte daha iyi bir ilişki seviyesine ulaştı ve istikrarlı performansları ile geçen sene Vettel’in ardından 2. olarak dikkatleri üzerine çekti. Button’un hedefi kuşkusuz şampiyonluk mücadelesinin içerisinde yer almak.

2007’de Formula 1’e fırtına gibi giriş yapan Lewis Hamilton, geçen sene Formula 1’deki en kötü sezonunu geçirdi diyebiliriz. İngiliz sürücü, özel hayatındaki sorunlarıyla birlikte gündemi meşgul ederken pist üstünde, başta Ferrari pilotu Felipe Massa ile yaşadığı temaslarla birlikte aldığı sonuçlar açısından manşetlerde yer aldı. Menajerlik anlaşmasında bazı düzenlemeler yapan Hamilton, 2012’de işine daha fazla odaklanmayı planlıyor ve kuşkusuz özlediği sıralarda mücadele etmeyi istiyor.

3- Ferrari

  • Pilotları: Fernando Alonso – Felipe Massa
  • Şasi: F2012 – Motor: Ferrari

Ferrari 2012 için daha radikal bir araç hazırladı. Geçen seneki aracının gelişim potansiyeli olmadığını düşünen takım 2012 için radikal bir yol çizerek yepyeni bir araç hazırladı. Ancak takım testlerde pek de istediği gibi bir sonuçla karşılaşmadı. Genel olarak aracı tam olarak öğrenemediğini ifade eden takımın sıralamada nerede yer alacağı tahmin edilemiyor.

Ferrari ile 3. sezonuna giren Alonso’nun hedefi kuşkusuz her zaman olduğu gibi şampiyonluk. 2005 ve 2006 yıllarında oldukça gençken çifte şampiyonluk kazanan ve ardından şampiyonluğa en çok 2007 ve 2010 yıllarında yakın olan İspanyol sürücü artık 3. kez şampiyon olmayı istiyor. Aracının müsade etmesi halinde Alonso’nun şampiyonluk potasında yer alacağı konusunda şüphe yok.

2006, 2007 ve 2008 yıllarında Ferrari’de oldukça başarılı bir dönem geçiren ve 2009’daki kazasından sonra ise tam tersi vasat kalan Felipe Massa, bu sene kesinlikle takım arkadaşı Fernando Alonso ile baş edebileceğini göstermeye çalışacak. Brezilyalı sürücü son 2 senede takım arkadaşının açık ara gerisinde kaldı ve bu sene göstereceği performans Formula 1 kariyeri açısından kritik olacak.

4- Mercedes

  • Pilotları: Michael Schumacher – Nico Rosberg
  • Şasi: W03 – Motor: Mercedes

Formula 1’de 3. sezonuna giren Mercedes, takım içerisindeki değişikliklerle birlikte bu sene ön bölüme daha yakın olmayı planlıyor. Geçen sene bir kez dahi podyuma çıkamayan takımda öncelikli hedef düzenli olarak podyum ve ön sıra mücadelesi olacak. Takım bu arada F-kanal tarzı sisteme sahip olduğu söylenen ön kanadı ile dikkatleri üzerine çekti.

2. Formula 1 kariyerinde beklenenin çok uzağında kalan Michael Schumacher, geçen sene kuşkusuz bir önceki seneye göre özellikle yarışlarda elişim gösterdi ancak bir kez daha takım arkadaşı Rosberg’e yenilmekten kurtulamadı. Schumacher’in Mercedes ile olan anlaşması bu sene sonunda bitiyor. Bu seneki performansı Schumacher’in devam edip etmeyeceği konusunda kilit nokta olacak. 42 yaşındaki sürücünün içerisindeki heyecanı kaybetmediği ise hâlâ yarışıyor olmasından dolayı gayet net.

2006’dan beri Formula 1’de olan Nico Rosberg, kendisine olan güveniyle tanınan bir sürücü. Rosberg, Mercedes’e geldiğinden beri takım içerisinde en hızlı isim olarak görüldü. Alman sürücü artık ilk yarış galibiyeti için mücadele edecek.

5- Lotus

  • Pilotları: Kimi Raikkonen – Romain Grosjean
  • Şasi: E20 – Motor: Renault

Formula 1’de Renault adıyla mücadele eden takım artık Lotus adıyla mücadele edecek. Takım hem Kimi Raikkonen’i takıma katması hem de sezon öncesi testlerdeki performansıyla adından bol bol söz ettirdi. Geçen sene ilk 2 yarışta art arda podyuma çıkan takım bu sene de aynısını yaparak sürpriz yapabilir. Ancak sezon içerisindeki gelişim önemli olacak.

2 senelik aranın ardından Formula 1’e dönüş yapan Kimi Raikkonen kesinlikle kendisini kanıtlamak isteyecek. Sezon öncesi testlerde en hızlı tur zamanını kaydeden Raikkonen için şu ana kadar her şey yolunda göründü ancak gerçekler ilk sıralamalarda ve yarışta belli olacak.

2010’da bir dönem Renault ile Formula 1’de mücadele eden ancak bir sonraki sene koltuk bulamayan Romain Grosjean, eski takımı ile Formula 1’e dönüş yaptı ve ilk tam sezonunu geçirmeye hazırlanıyor. Fransız sürücü sezon öncesinde gerçekleştirilen testlerde oldukça iyi izlenim verdi.

6- Force India

  • Pilotları: Paul di Resta – Nico Hulkenberg
  • Şasi: VJM05 – Motor: Mercedes

Son yıllarda düzenli yükselişini gösteren Force India’da hedef kuşkusuz daha üst sıralar oldu. Yeni aracıyla daha iyi bir paket hazırladığını ifade eden takım bu sene 5.liği hedefliyor.

Geçen sene Formula 1’de ilk sezonunu geçiren Paul di Resta, bu sene Adrian Sutil’in olmaması ile takımda birinci sürücü oldu. 

2010’da çaylak döneminde etkili sürüşler gerçekleştiren Nico Hulkenberg ise bir sene aranın ardından spora geri dönüş yaptı. Alman sürücünün alışması biraz zaman alabilir.

7- Sauber

  • Pilotları: Kamui Kobayashi – Sergio Perez
  • Şasi: C31 – Motor: Ferrari

Formula 1’in orta sıra takımlarından olan Sauber, sezon öncesindeki testlerdeki performansıyla dikkatleri üzerine çekti. Bazı görüşler takımın bu sene sürpriz yapabielceği yönünde. Takım geçen senenin ardından pilot dizilimini korudu ve Kobayashi ile Perez’le devam edecek. Kobayashi bu sene de Japon ruhu ile heyecanlı yarışlar izletebilir. Perez ise bir senelik deneyimi ile artık daha istikrarlı bir sene geçirmeyi hedefliyor.

8- Toro Rosso

  • Pilotları: Daniel Ricciardo – Jean-Eric Vergne
  • Şasi: STR7 – Motor: Ferrari

Bu sene en büyük değişikliklerden birisine sahip olan Toro Rosso’da iki yeni ve genç sürücü bulunuyor. Red Bull sürücü programında yer alan ve geçen sene HRT ile deneyim kazanmaya başlayan Ricciardo bu sene Toro Rosso’ya geçti. Ona Fransız çaylak Vergne eşlik edecek.

9- Williams

  • Pilotları: Pastor Maldonado – Bruno Senna
  • Şasi: FW34 – Motor: Renault

Formula 1’in en başarılı takımlarından olan Williams, gittikçe düşüş göstermesinin ardından yeni sene öncesinde bazı değişiklikler yaptı. Sam Michael ve Patrick Head gibi isimler artık takımda bulunmazken Mike Coughlan ve Mark Gillan gibi isimler takıma dahil oldu. Takım sezon öncesi testlerde en fazla mesafe kat eden takım oldu. Ancak Pastor Maldonado ve Bruno Senna gibi kariyerleri pek parlak olmayan iki sürücü ile takımın neler yapacağı şimdiden büyük merak uyandırıyor.

10- Caterham 

  • Pilotları: Heikki Kovalainen – Vitaly Petrov
  • Şasi: CT01 – Motor: Renault

Formula 1’e son giren 3 takımdan birisi olan Caterham (geçen seneki Team Lotus) açık bir şekilde yeni takımların en iyisi oldu ancak Caterham’ın asıl amacı orta grup içerisinde yer almak. Takımın yeni aracıyla ileri yönde adım attığı açık ancak orta gruptakilerle farkın gerçek anlamda ne kadar kapandığını bu sene göreceğiz.

Takım Heikki Kovalainen ile yola devam ederken Trulli’nin yerine Rus sürücü Vitaly Petrov geldi. Kovalainen’in takımda kalıp kalmaması bu sene gösterecekleri performansa bağlı olacak gibi görünüyor.

11- HRT

  • Pilotları: Pedro De la Rosa – Narain Karthikeyan
  • Şasi: F112 – Motor: Cosworth

Gridin arkasında yer alan iki takımdan birisi olan HRT’de bu sene deneyimli iki sürücü yer alacak. İspanyol Pedro De la Rosa’nın deneyimlerinden faydalanmak isteyen ekip bunun yanında Tata destekli Narain Karthikeyan’la anlaştı. Takım yeniden yapılanma sürecinde yeni aracını sezon öncesinde hazırlayarak büyük bir iş başarmış gibi görünüyor.

12- Marussia

  • Pilotları: Timo Glock – Charles Pic
  • Şasi: MR01 – Motor: Cosworth

Virgin’den Marussia’ya dönüşen takım, Pat Symonds’un danışmanlığıyla birlikte 2012’de büyük adım atmayı hedefliyor. En büyük rakibi HRT gibi zorunlu kaza testinden geç bir dönemde başarılı olan takım, ancak Silverstone’da film çekimi kapsamında piste çıkabildi. Timo Glock takımda 3. senesine giriyor. Onun yanına genç sürücü Charles Pic getirildi.

2012 Kurallarına Göz Atacak Olursak:

Geçen senenin geçiş konusunda yardımcıları olan DRS ve KERS bu sene de sporda olmaya devam edecek. Bu sene teknik kurallarda en büyük değişiklik kuşkusuz egzozda oldu.

Son senelerde araçlar büyük ölçüde egzozdan faydalanarak aerodinamik kazanç elde etmeye çalışıyordu ve FIA bu duruma artık son verme yolunda bazı adımlar attı. Yeni kurallara göre takımlar artık egzozdan eskisi gibi avantaj sağlayamayacaklar. Ancak buna rağmen takımlar sınırları zorlamaya ve kurallardaki gri noktaları mümkün olduğu kadar fazla kullanmaya çalışmaya devam ediyorlar. Egzoz kuralındaki değişikliğin en çok Red Bull’u vurması bekleniyor ancak Red Bull daha şimdiden egzoz çözümü nedeniyle gündemin zirvesinde yer almayı başardı.

Egzoz yasağının yanında FIA, gaza basılmadığı dönemde egzoz salınımını sürdüren motor haritalarına da yasak getirdi. Sezon başlamadan önce Renault ve Mercedes motorlarını kullanan takımlarda bu kuralın kötüye kullanılabileceğine dair iddialar ortaya çıktı ve FIA bu konuya hemen el attı.

Bu senenin en büyük değişikliklerinden birisi ise araçların görüntüsünde oldu. FIA’nın getirdiği değişiklikler sonucunda takımların çoğu basamaklı burun sistemi denilen tasarımı seçtiler. Mclaren ve Marussia dışında tüm takımlarda basamaklı burun yer alıyor.

FIA bu sene pit stoplarda lastik tabancalarında kullanılan helyum gazını yasakladı. Bu pit stopların bu sene az da olsa yavaş olmasına neden olabilir.

Son yıllarda getirilen harcamaları kısıtlama kuralları nedeniyle takımlar sezon içerisinde test yapamıyorlardı ancak bu sene takımlar sene içerisinde bir defa test seansı gerçekleştirecekler. 

 

Oldukça uzun olan ve bir çoğunun sonuna gelmeden okumayı kesebileceği yazının sonuna gelme zamanı geldi. Ne kadar uzun ya da kısa yazarsak yazalım tüm gerçekler Avustralya’da ortaya çıkmaya başlayacak ancak tam anlamıyla takımların dizilimini ve güç dengesini ancak 2-3 yarış sonra göreceğiz. Güzel olan ise ortalama 2 haftada bir olan ortak tutkumuzun tekrar başlıyor olması.

Biz de site olarak tam olmasa da 7. sezonumuza giriyoruz. Şu ana kadar eksiklerimizle ve fazlamızla bu işi beğeni ve şikayetlerle bir şekilde devam ettirdik ve geçen sene devam etme yolunda bir dönüm noktasını geride bıraktık. Umarız bu sene de yükselişi sürdürürüz, daha iyi yerlere gelir ve en az geride kalan senelerde olduğu gibi Türkiye’deki Formula 1 ve Motor Sporları taraftarlarına bir şeyler katmaya devam ederiz. 

Uzun zamandan beri köşeye yazma fırsatı bulamamıştım. Yazarken biraz köreldiğimi farketsem de ben keyif aldım. Umarım siz de keyif alırsınız. Bu sene daha sık köşe yazılarında görüşmek ümidiyle.

Şimdiden iyi seyirler

Abdullah Çelik